Farklı kültürlerde çalışanlar arası güven sürecinin karşılaştırmalı bir analizi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2011

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ENGİN BAĞIŞ ÖZTÜRK

Danışman: ÖMÜR NECZAN ÖZMEN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Güven çalışmaları genellikle yöneticiye olan güven gelişimine odaklanmış ve çalışanlar arası güveni sürecini ihmal etmiştir. Güven kavramı güven gelişimi, güven ihlali ve güven tamirini içeren bir süreçtir. Bu süreci irdelemek hem Türkiye'deki güven olgusunun hem de çalışanlar arasındaki ilişkilerin anlaşılmasına yardımcı olacaktır.Bu çalışmada güven süreci irdelenmeden önce güven kavramının ne olduğu tartışılmıştır. Emik bağlamda geliştirilmiş bir tanım ile uluslararası yazındaki güven tanımları karşılaştırılmış ve güven süreci açısından incelenmiştir. Güven gelişiminin güven ihlalini ve tamirini çerçevelediği ifade edilmiştir. Bu çerçeveleme etkisinin algısal pencereler tarafından yönlendirildiği, ihlallerin güvenin çerçevesine göre anlam kazandığı ve çerçevelerin güven tamiri için seçilecek davranışları belirlediği önerilmiştir.Yukarıdaki tartışmaları yapmak ve önerilen modeli test etmek için Türkiye ve Hollanda olmak üzere iki farklı kültürde araştırmalar yapılmıştır. Türkiye'deki araştırmada üç ayrı çalışma yapılmış ve 41 mülakat üzerinden nitel içerik analizi yapılmıştır. Diğer araştırma ise Hollanda'da hem Türkler hem de Hollandalılar üzerinde yapılmıştır ve 19 mülakat üzerinden sözel protokol analizi yapılmıştır. Araştırmada emik bağlamdaki güven tanımında telafi ve transfer edilebilirlik kavramlarının etik tanıma göre farklılaştığı bulunmuştur. Ayrıca güveni tanımlarken çalışanlar arası güvende yetkinlik, dürüstlük, yardımseverlik ve uyum gibi güvenilirliği tanımlayıcı kavramların etkili olduğu görülmüştür. Çalışanlar arası güven sürecinin ise, sanılanın aksine güvenin çerçeveleyici etkisinden çok güven ihlalinin ortaya çıktığı bağlamsal faktörlerden etkilendiği anlaşılmıştır.