Avrupa Birliği'nin enerji arz güvenliğinin sağlanması
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Disiplinlerarası Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2008
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EVRİM PINAR GÖRGÜLÜ
Danışman: ZEHRA NİLÜFER KARACASULU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Son yıllardaki dünya enerji pazarındaki değişimler, enerjiye makul fiyatta ve kesintisiz olarak ulaşmanın gittikçe zorlaşacağına işaret etmektedir. Petrol ve doğal gaz hala dünya enerji tüketiminde başat enerji kaynaklarıdır. OPEC dışı ülkelerin enerji üretiminde düşüş yaşanmaktadır. Dünya enerji talebi giderek artmaktadır. Talep artışının büyük bir kısmı Çin ve Hindistan'dan gelmektedir. Çin ve Hindistan'ın dünya enerji pazarına girmesiyle yeni türden enerji ilişkileri meydana gelmiştir. Enerji ihracatçısı devletler, enerjiyi kullanarak ulusal çıkar arayışına girmişlerdir. Dolayısıyla, enerji arz güvenliğine yönelik riskler artmaktadır, devletler enerji arz güvenliklerini sağlamlaştırma çabasındadırlar. Enerji arz güvenliğini sağlamaya yönelik iki ana yaklaşım vardır. Enerji kaynaklarının ve pazarlarının kontrolü ile ilgilenen stratejik yaklaşım ve enerji arz güvenliğini uluslararası enerji pazarının düzgün işleyişine bırakan piyasa yaklaşımı.AB yüksek ithal enerji bağımlılığı nedeniyle enerji arz güvenliği ile ilgili kaygıları yoğun olarak yaşamaktadır. AB'nin enerji arz güvenliği ilgili kaygılarını yoğunlaştıran ise Rusya'nın enerjiyi AB'ye ve AB üye devletlerine karşı kullanma çabasıdır. AB'nin karşı karşıya kaldığı sorunlar, ortak enerji politikası ve dış enerji politikasının gerekliliğini ortaya çıkarmıştır, fakat üye devletler enerjiyi ulusal bir mesele olarak değerlendirdiklerinden bu alandaki yetkilerini AB'ye devretmekteki gönülsüzlüklerini sürdürmektedirler. AB, enerji iç pazarını tamamlayarak ve serbestleşme ilkelerine dayalı kurallarını yayarak enerji arzını garantiye almaya çalışmaktadır. AB bu bağlamda, ikili ve bölgesel seviyede enerji arzını sağlayan devletlerle ilişkilerini kurumsallaştırma gayretindedir