Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İşletme Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2007
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ULAŞ ÇAKAR
Eş Danışman: NERMİN UYGUÇ, YASEMİN ARBAK, ÖMÜR NECZAN ÖZMEN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Günümüzde insanlık önceden örneği olmayan ve gezegendeki canlı yaşamın genelini tehdit eden ve sadece teknolojik çarelerle çözülmesi mümkün olmayan bir krizle karşı karşıyadır. Çünkü insan uygarlığı ilk dönemlerinden bu yana egemen anlatısı olan doğayla mücadele ve insan merkezlilik, krizi çözmeye yönelik yaklaşımları da etkilemektedir. Çoğunlukla insana olan faydasıyla tanımlanmış doğal unsurların korunması hedeflenerek, ekolojik bütün göz ardı edilmektedir.Mevcut ekolojik krizin en önemli aktörleri olan örgütler, aynı zamanda bu krizin çözümü sürecindeki en önemli unsurlardır. Örgütlerin derin ekolojik eğilimde ifade edilen tarzda kendilerini tanımlamaları ve gerçekleştirmeye çalışmaları gereklidir. Bunun için örgütsel yazında zaman geçtikçe daha da kapsamını geliştiren çevre olgusunun kelimenin gerçek anlamıyla ekolojik bir şekilde ele alınması ve örgütlerin böyle bir sistem içindeki bütünleşiklik yapısının ifade edilmesi gerekmektedir. Bunun için ekolojik bir örgüt modelinin geliştirilmesine ihtiyaç vardır.Bu çalışmada, birinci bölümde insanlık tarihi boyunca insan-doğa ilişkisine dair egemen yaklaşım, karşılaşılan ekolojik kriz ve geliştirilen yeşil yaklaşımlar ifade edilmektedir. İkinci bölümde örgüt yazının erken dönemlerinden bugüne örgüt-çevre ilişkisinin ne şekilde ele alındığı açıklanmakta, ekolojik bir çevre ilişkisi önerilmektedir. Üçüncü bölümde ekolojik örgüt modeli ve boyutları açıklanmaktadır. Dördüncü bölümde ekolojik örgüt modelinin boyutları tarım ve hayvancılık sektöründe çalışan üç örgütü inceleyerek değerlendirilmiştir.Çalışma, mevcut örgüt modellerinden temel olarak farklı özelliklere sahip bir ekolojik örgüt modelinin uygulanmasının gerekliliğini vurgulamaktadır. Çalışmada tarım vehayvancılık sektörlerinin sürdürülebilirliği tehdit edici yapılarından kaynaklanan ekolojik sorunlar içerdiği görülmüştür. Sorunun yalnızca bir örgüt geliştirme çabasıyla çözülebilmesinin mümkün olmadığı görülmektedir. Yalnızca örgütlerin değil, faaliyet gösterdikleri alanların temellerini de ekolojik bir hale getirmelerinin gerekliliği sonucuna ulaşılmıştır.