Küreselleşme ve yerelleşme dinamiğinde ulus devlet
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2003
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EVREN HASPOLAT
Danışman: ZERRİN TOPRAK KARAMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:1492'de Avrupalılar' m Doğu'nun zenginliklerine ulaşma amacıyla başlattıkları girişimler yeni bir kıtanın keşfiyle sonuçlanmıştır. Amerika'nın keşfinin ardından Avrupa'ya akıtılan altın ve gümüş madenleri ile yeni besin ürünleri Avrupa'daki serveti arttırmış ve aynı zamanda yeni bir sınıfın oluşmasını sağlamıştır. İlk başlarda yeni kıtadan elde edilen ürünlerin ticaretini yapan bu yeni sınıf (burjuvazi) zaman içinde yeni icatları üretime uygulama yoluna gitmiştir. Kısa zaman sonra ticaret burjuvazisi sanayi burjuvazisine dönüşmüş ve gücünü arttırmıştır. Ekonomik gücü ele geçiren burjuvazi, ürettiği ürünlerin satışı sırasında yaşadığı her bir feodal birime farklı bir gümrük vergisi ödeme sorununu monarkları destekleyerek aşmıştır. Monarklara verdiği destek ile mutlak monarşilerin kuruluşunda etkili olan burjuvazi, mutlak monarşilerle birlikte daha homojen bir pazara kavuşmuştur. Bir süre sonra iktidara doğrudan talip olan bu sınıf devrimle iktidarı ele geçirmiştir. Fransız Devrimi ile iktidarı ele geçiren ve ortak alışveriş yasalarını saptayan burjuvazi, ortak hukukun geçerli olduğu sınırlar içinde ulusun ve ulus devletin biçimlenmesinde de birincil aktör olmuştur. Fransız Devrimi'nin ardından Avrupa'da yayılan ulus devlet modeli 1950'den sonra da Üçüncü Dünya'da yaygın devlet modeli haline gelmiştir. Batı'da 2. Dünya Savaşı ardından refah devleti ve üçüncü dünyada ise ulusal kalkınmacılık ile güçlenen ulus devlet 1970'lerle birlikte Fordizm'in Batı'da girdiği krize bağlı olarak sorgulanmaya başlamıştır. Serbestleşme, özelleştirme, kuralsızlaştırmaya bağlı olarak ilerletilen küreselleşme süreci temelde ekonomiktir ve Fordizm'in 1970'lerle birlikte girdiği krizi çözmeye yöneliktir. Bu nedenle sorun ulus devletin sorgulanmasından çok Fordizm'in krizini çözmek amacıyla Üçüncü Dünya pazarlarını hedef pazar seçmesinden ötürü Üçüncü Dünya' nın kalkınmacı devlet modelinin sorgulanmasıdır. Bu bağlamda yerelleşme ile birlikte yürütülen küreselleşmenin sorguladığı devlet modeli genel olarak ulus devlet değil, Üçüncü Dünya'nın kalkınmacı ulus devlet modelleridir.