Sanatta Demokratikleşme Kavramı ve Çağdaş Heykel Üretim Biçimlerine Yansıması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Heykel Ana Sanat Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÖZLEM BAYRAK BEGTAŞ

Danışman: Gökcen Ergür

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

"Sanatta Demokratikleşme Kavramı ve Çağdaş Heykel Üretim Biçimlerine Yansıması" adlı bu çalışmada, Batı toplumunda gelişen aydınlanma çağının ve gelişen demokrasi kavramının, sanat ve sanatçının dönüşümü üzerindeki etkileri, modernizm dönemi sanat akımları ve çağdaş heykel sanatı örnekleri üzerinden incelenmiştir. Çağdaş sanat tanımının devreye girdiği 20. yüzyıla kadar, endüstri devrimi sonrası gelişen modern sanat yaklaşımları, sanat ve sanatçı kavramının yanında izleyicinin konumunu da değişikliğe uğratmıştır. İncelemenin birinci bölümünde, bu değişim süreci, akımlar ve eğilimler çerçevesinde ele alınarak demokrasi kavramının içeriği ile ilişkilendirilmiş, sanat, sanatçı, izleyici tanımlarının geçirdiği dönüşüm, Batı sanatının öncü karakterleri göz önüne alınarak izlenmiştir. 19. yüzyıl sonunda başlayan bu hareketlilik 20. yüzyıl başlarında dünya üzerinde köklü değişimlerin sebebi olan I. ve II. Dünya savaşları sonrasında da devam etmiştir. Sanatın özerkliğinin ve sanatçının dehasının sorgulandığı avangard yaklaşımlar, izleyicinin pasif rolünü de sorgulamış, bu doğrultuda ortaya çıkan birçok akım aracılığıyla, sanatın üreticisi ve alıcısı arasındaki sınırlar azalarak, sanat ifade ve eylem olarak demokratik bir biçimde üretilmeye başlanmıştır. İkinci bölümde, sosyal, politik, ekonomik oluşumların, sanat, sanatçı ve izleyicinin üstlendiği misyonda yarattığı dönüşüm, çağdaş heykel sanatındaki biçim ve ifade farklılıkları göz önüne alınarak izlenmiştir. Sanatın belli bir zümreye hitap eden özerk bir alan olma halinden çıkması, sanat pratiklerinin dünya ve insan sorunlarına çözümler üretme misyonunu üstlenmesinin yolunu açmıştır. Sanat, doğa ve insan ilişkisinin gözlemlenmesi, sorunların tespiti ve çözüm araştırmalarını öneren mecra haline gelmiştir. Çözüm yollarının uygulanması ve üretilmesi bağlamında sanatçı figürünün yanına, sivil halk, bilim insanları, kurumlar gibi unsurlar eklenerek, kolektif çalışma platformları oluşturulmuş, sanat ve yaşam arasındaki sınırlar genişletilerek, sanatın nüfuz ettiği alanların çeşitliliği artmıştır.