Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üyelik sürecinde sivil toplum kuruluşlarının rolü


Doç. Dr. ZÜHAL ÜNALP ÇEPEL

Tez Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Avrupa Birliği (Yl) (Tezli, Türkiye

Tez Danışmanı: Mustafa Tanyeri

Tezin Onay Tarihi: 2006

Tezin Dili: Türkçe

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Desteklendiği Program: Diğer

Özet:

ÖZET Yüksek Lisans Tezi Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne Tam Üyelik Sürecinde Sivil Toplum Kuruluşlarının Rolü Zühal ÜNALP ÇEPEL Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Avrupa Birliği Anabilim Dalı Avrupa Birliği Yüksek Lisans Programı Batı’da doğup gelişen sivil toplum kavramı, Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne üyelik sürecinde en fazla anılan kavramlardan birisidir. 3 Ekim 2005 tarihinden itibaren Avrupa Birliği ile üyelik müzakerelerini sürdüren Türkiye için, Kopenhag kriterlerini yerine getirmiş olmanın da ötesinde yeni bir süreç daha başlamıştır. 2005’te Avrupa Birliği Komisyonu tarafından yayınlanan “Avrupa Birliği ve Aday Ülkeler Arasında Sivil Toplum Diyaloğu” raporu, Türkiye’nin üyeliğini sivil toplum kuruluşlarının katkılarına bağlamaktadır. Oysa Ankara Antlaşması’nın imzalandığı 1963’ten bu tarihe kadar, ilişkiler hükümetlerarası platformlarda devam etmiştir. Avrupa Birliği ve Türkiye’deki sivil toplum kuruluşlarının diyalog içinde olması Türkiye’nin entegrasyon sürecini hızlandıracaktır. Türkiye ve Avrupa’daki sivil toplum kuruluşları birbirlerinden tarihsel ve yapısal anlamda farklılık göstermektedir. Ancak 1999 yılındaki Helsinki Zirvesi’nde aday ülke statüsünü kazanan Türkiye için yeni bir dönem başlamıştır. Bu yeni dönemde Türkiye’deki dernek, vakıf, oda, sendika gibi kuruluşlar, üyelik sürecinin yanı sıra Türkiye’nin demokratikleşmesi, karar alma süreçlerinin şeffaflaşması ve yasal çerçeve içinde toplumun farklı kesimlerinin görüşlerinin yansıtılmasına katkıda bulunmaktadır. TÜSİAD, İKV, TOBB, TİSK ve Türk-İş bu kuruluşlardan bazıları olup reform sürecinin devam etmesi için hükümete baskı yapmakta, hükümetle birlikte müzakere sürecine katkıda bulunmaktadır. Bu kuruluşlarda çalışan uzmanların görüşleri, Avrupa Birliği’nin, hükümetin ve bahsi geçen kuruluşların yayınladıkları rapor, bildiri ve tam üyelik sürecindeki faaliyetleri neticesinde sivil toplum kuruluşlarının bir taraftan sürece, diğer taraftan Türkiye’nin demokratikleşmesine katkıda bulunması gerektiği, iç ve dış politikaların oluşmasında varlığını hissettirmelerinin, birbirlerini dışlamadan ortak projeler içinde yer almalarının şart olduğu ortaya çıkmıştır. Anahtar Kelimeler: 1) Sivil Toplum, 2) Türkiye’deki Sivil Toplum Kuruluşları, 3) Avrupa Birliği, 4) Müzakere Süreci