1980'den günümüze Türkiye'de kurgu fotoğraf


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Fotoğraf Ana Sanat Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BAHAR SUSUP

Danışman: IŞIK SEZER

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Türkiye'de kurgu fotoğraf, son 35 yıldır gelişim gösteren, sanat akımları, teknolojik gelişmelerle beslenen, alışılmış fotoğraf ve gerçeklik anlayışının dışında, eserlerin üretildiği bir daldır. Her geçen gün teknolojik ve sanatsal anlamda farklı gelişmelerin kaydedildiği kurgu fotoğraf alanı, ülkemizdeki sanat ortamı ve sanatçıları açısından tezde ele alınmıştır. Dünyadaki sanat akımları ve teknolojik gelişmelerle, ülkemizin ne ölçüde paralellik gösterdiği, sanata ve sanatçıya verilen önem ve özgürlüğün ne boyutta olduğunu, sanatçıların eserlerinde hangi etkilerin öne çıktığı anlatılmıştır. Osmanlı döneminde ilk zamanlar yalnızca saray ve gayrimüslimlerin kullandığı bir belgeleme aracının, sanat dalı haline gelmesindeki gelişimi kronolojik olarak, farklı toplumsal, siyasal gelişmeler üzerinden karşılaştırmalar yapılarak incelenmiştir. Ülkemizde kurgu fotoğraf, estetik algısını değiştiren yapı taşlarından biri olmuştur. Belgesel fotoğrafa göre daha geç benimsenme sebepleri; fotoğrafın akademik düzeyde eğitiminin geç verilmeye başlanması, teknolojik gelişmelerin hızlı şekilde yayılıp kullanılmaması, sanatçıların öznel yaratım sürecinin yeterince desteklenmemesi ve izleyiciyle buluşması için desteklenmemesi şeklinde sıralanabilir. Kurgu fotoğraf, sanatçıların gerçekliği yeniden yorumlayıp yaratması, izleyiciye de eser aracılığıyla kendisinden bir şeyler bulması adına fırsat sunmuştur. İzleyicinin eserde gördüğü gerçeklik ve estetik kavramını farklı bir bakış açısıyla yeniden yorumlaması, sanatçı ve eserle bağ kurmasını sağlamıştır. Cumhuriyet Dönemi'nde açılan, eğitim reformunu halka taşıyan Halkevleri, Köy Enstitülerinde de fotoğraf eğitimi verilmiştir. 1960-1980 arasında Türkiye'deki modernleşme hareketleri ve 1980 darbesi ülkeyi her anlamda değişim sürecine sokmuştur. Ülkedeki sanatçılar sınıfsal farklılıklar, cinsiyet, kimlik gibi temalar üzerinden eleştirel bir bakış açısına sahip üretim süreci yaşamışlardır. Ülkedeki kaotik ortam, sonrasında gerçekleşen ekonomik anlamda dışa açılma süreci modernleşme anlamında Batı'yla eş zamanlı bir ilişki sağlamıştır. Üniversitelerde fotoğraf eğitimine başlanmasıyla birlikte kurumsallaşan ve yeni ifade biçimleri, teknikler, sanat akımları ile fotoğraf farklı bir boyut kazanmıştır. 1980 sonrasında üretilen işlerde, sanatçılar fotoğraflarında vermek istedikleri mesaj, gerçeküstücülük akım doğrultusunda çeşitli kurgu ve deneysel teknikler üzerinde durdular. Klasik estetik anlayışından vazgeçerek, kendi içinde bir bütünlüğü olan, belgesel yerine, bireysel çalışmalar üretmişlerdir. Modernizm akımının etkilerini ve kurgu yöntemlerini fotoğraflarında görebileceğimiz ilk dönem sanatçılar; Şahin Kaygun, Tahir Ün, Nazif Topçuoğlu, Ahmet Öner Gezgin, Nuri Bilge Ceylan, Orhan Alptürk'tür. 1995 sonrasında Türkiye'deki postmodern süreç ve çağdaş sanat ortamında farklı sanat disiplinlerinden yoğun olarak faydalanılan ve kişinin iç dünyasının soyut yansımalarını fotoğrafa yansıtan Maggie Danon, İlke Veral, Adnan Veli Kuvanlık gibi isimlerin çalışmalarını örnek verebiliriz. 2000'ler ile birlikte dijital ve teknolojik olanakların çoğalmasıyla, sanatçılar fotoğraflarına bu yönde farklılıklar katmışlardır. İfade biçimi ve teknik anlamda çeşitlilikler gösteren üretim yaparak öne çıkan sanatçılar Ahmet Elhan, Orhan Cem Çetin, Murat Germen, Ali Alışır, Murathan Özbek olmuştur.