Aile eğitim programının, aile işlevleri üzerindeki etkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Aile Eğitimi ve Danışmanlığı Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SÜNDÜS ADEM

Danışman: ABBAS TÜRNÜKLÜ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Toplumun en küçük birimi olan aile de tarihsel, kültürel ve ekonomik değişimlerden etkilenmektedir. Değişen dünyada ebeveyn rolü de değişmek zorunda kalmıştır. Günümüzde ebeveyn olarak çocukların temel fiziksel ihtiyaçlarını karşılamak (beslenme, barınma, güvenlik, sevgi gibi) yeterli olmayıp onları değişen dünyada "kendi ayakları üstünde kalabilecek" donanımlara göre yetiştirmek önem kazanmıştır. Sağlıklı ve işlevsel aile ilişkilerine sahip olmak, bireylerin de duygusal ve ruhsal olarak sağlıklı olmalarının temel koşuludur. İletişime açık, demokratik bir aile ortamında; ortak olarak belirlenen kurallar ve roller sonunda karşılıklı olarak görevlerin yerine getirilmesi üyelerin birbirlerine ve kendilerine güvenmeleri için de önemlidir. Karşılaşılan sorunların aile üyeleri tarafından bir kriz durumu olarak algılanmadan, aile birliğini güçlendirmek için fırsat olarak görülmesi, ailenin değişen ve gelişen dinamik bir sistem olmasının da sonucudur. Böyle bir aile, işlevsel ve sağlıklıdır. Böyle güven dolu bir aile ortamında yetişen çocuklar da ruhsal anlamda sağlıklı olacaktır. Bu ailelerdeki evlilikler de sağlıklı ve işlevsel olarak devam edecektir. Bu araştırmanın genel amacı, aile eğitim programının aile işlevleri üzerindeki etkisinin incelenmesidir. Ebeveynlerin örnek/ model olma rollerinin güçlendirilerek, kendilerindeki davranış ve tutum değişikliklerinin çocuklarının davranış ve tutumlarındaki değişikliklere olan etkisini fark etmelerinin sağlanması ve böylelikle toplumun temel yapısı olan ailenin işlevselliğine olumlu yönde katkıda bulunmak amaçlanmıştır. Ailenin işlevselliğini sürdürebilmesi için ebeveynlerin desteklenmesi zorunludur. Bu konuda, etkinliği test edilmiş, yapılandırılmış olan eğitim programlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu çalışmada aile işlevleri dolaylı olarak da 7-19 Yaş Aile Eğitim Programının etkililiği test edilmeye çalışılmıştır. Günümüzde boşanmaların artmasıyla çocukların çoğunlukla tek ebeveynleri ile birlikte yaşamaları, diğer ebeveyn ile ilişkilerinin sınırlı olması sonucunda çocukların model alma rolleri kesintiye uğrayabilmektedir. Bu durum ailenin işlevselliğini olumsuz yönde etkileyen bir faktör olmaktadır. Bu çalışmada, aile eğitiminin aile işlevleri üzerindeki etkisi, deneysel desen kullanılarak incelenmiştir. Çalışma grubu gönüllülük esasına göre 60 (altmış) katılımcıdan oluşmuştur. Çalışmanın bağımsız değişkeni, 7-19 Yaş Aile Eğitim Programı olup Milli Eğitim Bakanlığı ve UNİCEF işbirliği ile yapılandırılmıştır. Deney grubu her oturumu yüz seksen dakika süren ve art arda sekiz hafta olan eğitim programına alınmıştır. Çalışmanın bağımlı değişkeni ise Aile Değerlendirme Ölçeği'dir. Ölçek, eğitim öncesi ve sonrasında deney grubuna uygulanmıştır. Ayrıca deney grubundan eğitim sonrası kazanımlar da yazılı olarak alınmış olup bu veriler de araştırmanın nitel verileri olarak kullanılmıştır. Verilerin çözümlenmesinde SPSS 16,0 istatistik paket programından yararlanılmıştır. Katılımcıların demografik özeliklerine göre, Aile Değerlendirme Ölçeği ve alt ölçek puanlarına ilişkin karşılaştırmalar için t testi analizi tekniği kullanılmıştır. Değişkenler arasındaki ilişkiler Pearson momentler çarpımı korelasyon tekniği ile çözümlenmiştir. Çalışmanın bulgularına göre, Deney ve kontrol grubunun aile işlevleri (problem çözme, iletişim becerileri, ebeveynlik rolleri, duygusal tepki verebilme, çocuklarına gereken ilgi gösterme becerileri, ebeveynlerin davranış kontrol becerileri ve ailenin genel işlevleri)' ne ilişkin ön-test puanları karşılaştırılmıştır. Bu karşılaştırma sonucunda sadece davranış kontrolü ve duygusal tepki verme işlevlerine ait deney ve kontrol gruplarının ön-test puanları arasında "p<.05" düzeyinde istatistiki olarak anlamlı fark saptanmıştır. Araştırmanın deney grubunda, Aile Değerlendirme Ölçeği' nin tüm alt boyutlarında ölçek son-test toplam puanları açısından istatistiksel düzeyde anlamlı farklılaşma olmadığı belirlenmiştir. Bu çalışmada deney ve kontrol grubu arasında fark bulunmamasının nedeni olarak; deneysel çalışmanın yapıldığı okuldaki velilerin, eğitim düzeylerinin ve sosyo ekonomik düzeylerinin yüksek olması yanında, hali hazırda, aile eğitimi kapsamındaki konular hakkında bilgi ve hazır bulunuşluk düzeylerinin yüksek olması gösterilebilir. Her ne kadar istatistiki olarak bu eğitimin katılımcılar açısından bir yarar sağlamadığı saptanmış olsa da nitel verilere de dayanarak, aile işlevlerinin arttırılması ve güçlendirilmesinde yapılandırılmış ve art arda uygulanacak olan eğitim programlarına ihtiyaç duyulmaktadır. Özellikle erken evlenme oranı yüksek, hızlı göç alan, şiddet davranışlarının yoğun olduğu alt ve orta sosyo-ekonomik çevrelerde ebeveynlerin becerilerinin geliştirilmesi için aile eğitimlerine ihtiyaç duyulmaktadır. Bu ihtiyaçlar sadece okullarda sınırlı kalmamalıdır. Belediyeler, farklı kurum ve kuruluşlar ile sivil toplum örgütleri işbirliği yapmalı, yapılandırılmış programlar uygulanmalıdır.