Türkiye'de sosyal güvenlik kurumlarının mali yapısı ve sosyal güvenlik kurumlarının özelleştirilmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Maliye Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2003

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HASAN MARAŞLIOĞLU

Danışman: MUSTAFA SAKAL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Tehlike sonucu ortaya çıkan olumsuzluklarla mücadelede kullanılan ve insan yaşamındaki risk sayısındaki hızlı artışla da, özellikle son yüzyılda hızlı bir gelişme ve çeşitlenme gösteren Sosyal Güvenlik kavramı'nın, ilk defa yasalarla güvence altına alınması Amerika Birleşik Devletlerinde, 1935 yılında kabul edilen 'Sosyal Güvenlik Yasası' ile olmuştur. Ülkemizde ise, aile içi yardımlaşma, meslek kuruluşları aracılığıyla hizmetler sunulması şeklinde ortaya çıkan ve özellikle cumhuriyet döneminde çıkarılmaya başlayan Genel Sağlığı Koruma Yasası, İş Yasası gibi kanunlarla desteklenen bu çalışmalar, bugünkü mevcut sosyal güvenlik sisteminin temelini oluşturmuştur. Sonraki yıllarda kurulmaya başlayan Sosyal Sigortalar Kurumu, Bağ-kur, Emekli Sandığı gibi kurumlar başlangıçta güzel amaçlarla oluşturulmuşsa da bugün itibariyle gelinen nokta, o kadar da güzel olmamıştır. Siyasal iktidarların bu kurumları kendi çıkarları için kullanarak, siyasi çıkar elde etme mekanizması haline dönüştürmeleri, bugün bu kurumların yaşadıkları olumsuzlukların temel nedeni durumundadır. Başta SSK, Bağ-kur, Emekli Sandığı olmak üzere ülkemiz sosyal güvenlik kurumlarının mali yapısı çok sağlıklı bir durumda değildir. Kötü yönetim ve yanlış uygulamalarla, finansal açıkları her yıl daha da büyüyen bu kuruluşlar; herkesin şikayet ettiği düşük kaliteli hizmetleri dahi sunmakta zorlanmakta ve bu hizmetleri ancak devlet bütçesinden sağlanan yardımlarla sunabilmektedir. Son yıllarda gittikçe yükselmeye başlayan sosyal güvenlik kurumlarının özelleştirilmesi yönündeki talepler, aslında belki de mevcut olumsuzluklardan kurtulmanın tek yolu durumundadır. Belki bir anda ve tüm alanları kapsayacak bir özelleştirme olmasa bile en azından söz konusu hizmetlerin çoğunlukla özel sektör tarafından sunulması ve daha da önemlisi sosyal güvenlik kuruluşlarının yönetim kadrosunun siyasilerden kurtarılması hiç zaman kaybetmeden gerçekleşmesi gereken çok önemli bir zorunluluk durumundadır. vı