Tavşan karotis arter anastomoz modelinde gelişen neointimal hiperplazi ve endotelyal proliferasyon üzerine oral yolla alınan faktör XA inhibitörü rivarokrabanın etkilerinin araştırılması
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GÖKMEN AKKAYA
Danışman: ŞEVKET BARAN UĞURLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Arteryel cerrahi girişimlerden sonra vasküler duvarda düz kas proliferasyonu ve intimal hiperplazi restenozun gelişiminde önemli rol oynar. Arterlerde yapılan onarımların başarısızlığındaki en önemli nedenlerden biri; intimal hiperplaziye bağlı olarak gelişen restenozdur. Hiperplazik intima kalınlaşma, arterlerin hemodinamik strese karşı normal adaptif bir özelliği olduğu kadar, arteriyel injurilerin iyileşmesinin de karakteristik bir özelliğidir. Tıkayıcı arter hastalıklarının tedavisinde cerrahi oldukça sık kullanılan tedavi yöntemidir. Bu tarz girişimlerin başarısı spontan tromboz gelişimi veya stenoz oluşumu nedeni ile beklenenden daha azdır. Bu sebeple çalışmamızda tavşan karotis arterinde yapılan anastomozda yeni nesil oral yolla alınan antikoagülan, faktör Xa inhibitörü rivaroksabanın intimal hiperplazi ve düz kas hücre (endotel) proliferasyonu üzerine etkisini araştırdık. Materyal ve metod: Çalışmamızda randomize olarak seçilen 14 adet ortalama 3-3,5 kg ağırlığında Yeni Zelenda tipi erkek tavşanlar kullanıldı. Tavşanlar iki gruba ayrıldı. Anestezi olarak 50 mg/kg intramuskuler Ketamin ve 5 mg/kg intramuskuler Ksilazin uygulandı. Anastomoz için sağ taraf karotid arteri kullanıldı. Tüm grup tavşanlara sağ vertikal boyun insizyonu yapılarak karotid arter eksplore edildi. 100 IU/kg dozda IV Heparin uygulandı. Karotid arter proksimal ve distalinden buldog klemple klemplendikten sonra transekte edildi ve 8/0 polipropilen sütür ile tek tek dikilerek anastomoz tamamlandı. Tavşanlar iki gruba ayrıldı.Grup A (7adet) tavşanlar kontrol grubunu oluşturdu. Grup B (7 adet) tavşanlara preoperatif 7 gün postoperatif 28 gün süreyle 3 mg/kg rivaroksaban, 2'şer ml sıvıda çözülerek oral yoldan verildi. Postoperatif tüm gruplardaki tavşanlar 28. günün sonunda 5 mg/kg dan intramuskuler ksilazin ve 50mg/kg dozunda intramuskuler ketamin ile anestezileri sağlandıktan sonra anastomoz yapılan karotid arter segmenti çıkarılarak incelenmek üzere Dokuz Eylül Üniversitesi Histoloji Laboratuvarı'na gönderildi. Mikroskobik örnekler parafin bloklar halinde 5 μm kalınlığında kesildi ve Hematoxylen-Eosin ile boyanarak ışık mikroskobunda incelendi. Bulgular: Yapılan seri kesitlerde lümen çapı karşılaştırıldığında Grup B'nin ortalama lümen çapı, Grup A'in ortalama lümen çapından daha büyük bulunmuş ve bu fark Grup A ile Grup B arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yaratmıştır (p:0,001). Lümen alanları değerlendirildiğinde Grup B'nin ortalama lümen alanı Grup A'dan daha geniş bulunmuş olup bu fark Grup A ile Grup B arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yaratmıştır (p:0,004). Seri kesitler intima kalınlığı açısından değerlendirildiğinde Grup B'nin intimal kalınlığı Grup 1'den daha ince bulunmuş olup bu fark Grup A ile Grup B arasında istatistiksel açıdan anlamlı fark yaratmıştır (p:0,001). Media kalınlığı açısından seriler değerlendirildiğinde Grup A'nın media kalınlığı Grup B'den daha büyük bulunmuş olup bu fark istatistiksel açıdan anlamlı bulunmuştur (p:0,002). Sonuç: Çalışmamızda rivaroksabanın cerrahi anastomoz sonrası tavşan karotis arterlerinde kontrol grubuna göre lümen çapı ve alanında artışa ve intimal hiperplazi ve medial hipertrofiyi oluşumunda istatistiksel olarak anlamlı azalmaya yol açtığı gözlenmiştir. Bu çalışma ile bundan sonraki süreçte cerrahi sonrası kardiyovasküler hastalıkların tedavisi için ilaç seçiminde rivaroksabanın antikoagülan etkisinin yanında restenoz gelişiminin engellenmesine de olumlu katkılarının varlığı göz önüne alınmalıdır. Anahtar kelimeler: Rivaroksaban, initmal hiperplazi, düz kas hücre proliferasyonu, karotis arter, anastomoz, tavşan