Deniz sismiğinde dekonvolüsyon yöntemleri ve ayrımlılık
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2014
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MELEK KORKMAZ
Danışman: DERMAN DONDURUR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dekonvolüsyon, yansıma sismiğinde temel adımlardan biridir. Dekonvolüsyon işlemi, veriye ait genlik spektrumunu genişleterek sismik verinin zamansal ayrımlılığını artırır. Ayrıca sismik dalgacığı sıkıştırarak tekrarlı yansımaları yok eder ve verideki salınımlı görünümü ortadan kaldırır. Dekonvolüsyonda amaç kaynak dalgacığın etkisini yok edip yer içinin yansıma katsayıları serisini elde edebilmektir. Bu tez çalışması kapsamında, farklı dekonvolüsyon türleri hem sentetik veriler üzerinde hem de Dokuz Eylül Üniversitesi, Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü'ne bağlı R/V K. Piri Reis araştırma gemisi ile toplanan deniz sismiği verisi üzerinde uygulanmıştır. İğnecikleştirme dekonvolüsyonu, ön kestirim dekonvolüsyonu, yığma sonrası dekonvolüsyon, Burg dekonvolüsyonu gibi farklı dekonvolüsyon türlerinin uygulanması sonucu elde edilen sentetik ve deniz sismiği verilerinde görülen değişimler incelenmiştir. Dekonvolüsyonun veri üzerindeki etkisi, genlik spektrumunda ve özilişkilerinde görülen değişimlerin incelenmesi ile belirlenmiştir. Sonuç olarak, dekonvolüsyon işleminin temel parametrelerinden operatör uzunluğunun, özilişkideki ilk dalga treninin uzunluğuna yakın olması gerektiği uygulamalarla gözlenmiştir. Ayrıca, diğer bir temel parametre olan kestirim uzaklığının belirlenmesinde özilişki fonksiyonunun sıfır eksenini 1 veya 2. kesiş zamanına eşit ya da yakın seçme gerekliliği gözlenmiştir. Sismik verinin genlik spektrumunu düzleştirmeye çalışan uygulamalardan biri olan zamanla değişen spektral beyazlatma işlemi de uygulanmış ve dar pencereler üzerinden uygulandığında ayrımlılığı oldukça artırdığı görülmüştür.