Kanser tedavisinde kullanılan kimyasal ajanlara karşı dirençte rol oynayan genomik dengesizliklerin belirlenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2004

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HAYRİYE VERDA ERKIZAN

Danışman: OĞUZ ALTUNGÖZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZET Kanser tedavisinde karşılaşılan en önemli problem, ilaca veya çoklu ilaca karşı direnç gelişimidir, kendiliğinden var olan veya indüklenen direnç gelişiminde; çeşitli hücresel organizasyon düzeyleri açısından farklı bileşkelerin rolü vardır. Kanser hücrelerinde gelişen dirençte en baskın faktör» parçasal veya bütün kromozom sayısının farklılaşması (aneuploidi) ile gözlenen genomik içerikteki değişmedir. Hücresel direnç faktörü olarak aneuploidinin rolünü araştırmak amacıyla, meme kanseri hücre hattı MDA-MB-468 ve kolon kanseri hücre hattı SW-480 in vitro model sistem olarak kullanıldı. Bu çalışmada gemsitabin, paklitaksel ve vinorelbin kimyasal ajanlar olarak kullanıldı. Yukarıdaki ajanların kronik dozlarda uygulanmaları, beklenen sağ kalım seçilim baskısını oluşturma yerine sitosidal etki göstermiştir. Dengesiz genomik yeniden düzenlemeyi indüklemek ve sitotoksik ajanlara karşı dirençte fenotipik farklılığı oluşturmak amacıyla» hücreler, iyonize gama radyasyona maruz bırakıldı. Sağ kalan hücre fraksiyonlarının genomik dengesizlikleri karşılaştırmalı genomik hibridizasyonla (CGH) belirlendi. Daha önceden uygulanan dozlardaki kimyasallar hücrelere verildiğinde, 8 Gy radyasyon maruziyeti sonrasında sağ kalan SW480 hücrelerinde (S8) gemsitabin seçici baskısı ile sağ kalan hücre fraksiyonu elde edildi. Bu hücrelerin genomu gemsitabine maruz kalmamış eşleniği ile CGH analizinde karşılaştırıldığında; lq43 ve 3p25 bölgelerindeki kopya sayısı artışı, 6q25 bölgesindeki kopya sayısı azalışı, Ilpl4-pl5.4 ve 1 lq23.3 bantlanndaki kopya sayısı azalışları, bütün bir 17. kromozom kaybı gözlendi. Bu genomik bölgelerin, gemsitabin seçici baskısı karşısında sağ kalım avantajı sağlamada önemli olabileceği düşünüldü. Bu çalışma ile, kanser hücrelerinin genomundaki büyük parçasal değişimlerin, seçilime uygun fenotipik çeşitlilik yaratarak, kemodirençte önemli olabileceği fikri öne sürülmüştür.