İşçilerin kişisel verilerinin korunması
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: VOLKAN AVCI
Danışman: HAKAN KESER
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Ülkemizde 2021 yılı itibariyle 16.169.679 sigortalı işçi, 2.087.692 farklı işyerinde çalıştırılmaktadır. Bu sayıya % 29 düzeyinde olduğu ilan edilen kayıt dışı istihdam edilenler ile işe alınmayanlar dahil edildiğinde, kişisel kişisel verilerin işlendiği en büyük alanın, iş ilişkisi ve bu ilişkiye hazırlık aşaması olduğu rahatlıkla söylenebilir. Çalışmamda öncelikle mahremiyet ve özel hayatın gizliliği haklarının kişisel verilerin korunması hakkı ile bağlantısı kurularak kısa tarihçeye yer verilmektedir. Ardından adayların ve işçilerin kişisel verilerin işlenmesi, 6698 sayılı Kanun ve yargı kararları üzerinden incelenerek aykırılıkların hukuki, idari ve adli ve sonuçları üzerinde durulmuştur. İşe alım süreçlerinde ise işe alınmama kaygısı, iş ilişkisinde işçinin işverene bağımlılığı, veri işlemeye gösterilen açık rızayı şüpheli hale getirmektedir. Bu dengesizliğin sağladığı avantajla veri sorumlusu sıfatıyla işverenler, kişisel verileri aşırı ve ölçüsüz biçimde işleyerek işçilerin özel hayatına haksız müdahalelerde bulunabilmektedir. İşverenlerin bu ilişkide amaç ile doğrudan bağlantısı olmayan kişisel verileri işleyebildikleri, özlük dosyalarını ya da bilgisayarda tutulan verileri yeterli güvenlik önlemleri almadan saklayabildikleri, işe alınmayan adayların verilerini rıza almaksızın üçüncü kişilere aktarabildikleri görülmüştür. Veri işlemenin bir biçimi olarak son yıllarda sosyal medya üzerinden yaptıkları araştırmalardan elde edilen veriler işe alım, terfi ve işten çıkarma süreçlerinde kullanılmaya başlanmıştır. İşverenlerin işçilere sağladıkları cep telefonu, bilgisayar gibi araçlar üzerinde mutlak ve sınırsız bir denetim haklarının olduğunu varsaydıkları yargı kararları üzerinden görülebilmektedir. İş ilişkisinde kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesinin yarattığı en önemli hukuksuzluğun ise adayların ya da işçilerin sendikal eğilimleri ya da üyeliklerinin, ırk, etnik köken, din, mezhep gibi inançların araştırılarak ayrımcılığa sebebiyet verilecek biçimde verilerin işlenmesi olduğu düşünülmektedir.