İNFLAMATUAR BAĞIRSAK HASTALIĞI TANISI İLE TAKIP EDİLEN HASTALARIN TANI SÜRELERİ İLE DEPRESYON, KAYGI VE ANKSIYETE DURUMLARININ KARŞILAŞTIRILMASI


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TEVFİK ÇAPITLI

Danışman: Sevim Çakar

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Bu çalışma İnflamatuar Bağırsak Hastalığı (İBH) tanılı 9-22 yaş arası hastaların tanı/takip süreleri, kullandıkları tedaviler, hastalık aktivitesi ile depresyon, kaygı ve anksiyete durumlarının karşılaştırılması, hastalığa bağlı gelişebilecek psikiyatrik komorbiditelere yönelik farkındalığı arttırmak ve erken tedavi stratejilerini geliştirmek amacı ile yapıldı. Gereç ve Yöntem: Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Gastroenteroloji Bilim Dalı'nda takipli Ülseratif kolit (ÜK), Crohn hastalığı (CH) ve Sınıflandırılmamış İnflamatuar Bağırsak Hastalığı (İBH-S) tanılı hastalar dahil edildi. Kullanılan ölçekler gereği 9 yaş altı hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Tanı süreleri ile cinsiyet, kullandıkları ilaç, hastalık aktivite indeksleri ÜK'da Pediatrik Ülseratif Kolit Aktivite İndeksi (PUCAİ) ve CH'da Pediatrik Crohn Hastalığı Aktivite İndeksi (PCDAİ) ve depresyon, anksiyete ölçek skorları karşılaştırıldı. Veri toplama araçları olarak; hastaların ve ailesinin sosyodemografik özellikleri ve klinik bilgilerini toplamak için araştırmacılar tarafından oluşturulmuş olan olgu kayıt formu, Beck Depresyon Ölçeği, Çocuklar için Depresyon Ölçeği, STAI I-II (Durumluk ve Sürekli Kaygı Ölçeği) ve Güçler ve Güçlükler Anketi (GGA) kullanıldı. Bulgular: Çalışmaya katılan 40 İBH tanılı hastanın %52,5'inin kız, %47,5'i erkekti. %70'inde ÜK, %27,5'inde CH ve %2,5'inde İBH-S bulunduğu saptandı. Hastaların %5'inde(2 hasta) şiddetli depresyon, %7,5'inde yüksek düzey kaygı ve %22,5'inde(9 hasta) GGA skorları yüksek saptandı. Kız hastaların erkek hastalara göre depresyon, kaygı, GGA skorları daha yüksek saptandı ve hastalık alt tipine göre depresyon ve kaygı skorları açısından anlamlı bir fark izlenmedi. Hastaların son başvurudaki yaşları ile Durumluk Kaygı puanı arasında pozitif yönlü zayıf düzey ilişki bulundu (r=0,373; p<0,018). Çalışmamızda, steroid tedavisine yanıtı olmayanların Beck Depresyon Ölçeği puanları istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulundu (Z=-2,332; p<0,05). Sonuç: Anksiyete ve depresif semptomların yaygınlığı göz önüne alındığında, pediatrik İBH hastalarında özellikle daha büyük yaş gruplarında (CH, ÜK ve İBH-S tüm tanılarda) psikolojik tarama önerilmelidir. Tarama, erken tanı ve psikolojik tedaviyi kolaylaştırmaktadır. Kızlar ve steroid yanıtsız hastalar psikiyatrik olarak daha yüksek risk altında olup özellikle bu gruplara daha ayrıntılı ve gecikmeden değerlendirme gerekmektedir.