Gastroenteropankreatik nöroendokrin neoplazilerde mikrosatellit instabilite sıklığı ve prognostik önemi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Moleküler Patoloji Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ANIL AYSAL AĞALAR

Danışman: ÖZGÜL SAĞOL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Gastroenteropankreatik sistemin nöroendokrin neoplazileri son yıllarda sıklığı artış gösteren, 5 yıllık sağkalımı %15 ile %95 arasında değişen heterojen bir tümör ailesidir. Gastroenteropankreatik sistemin nöroendokrin neoplazilerinin patogenezi ve moleküler yolakları tam olarak aydınlatılabmamıştır. Mikrosatellit instabilite Lynch Sendromu ve bu sendrom ile ilişkili başta kolorektal karsinomlar olmak üzere çeşitli kanserler ile bağlantısı iyi bilinen, DNA tamir genlerindeki bozukluk nedeniyle genetik olarak mutasyonlara yatkınlığa neden olan bir bozukluktur. Son yıllarda nöroendokrin neoplazilerdeki varlığını ve prognostik önemini araştıran az sayıda çalışma mevcuttur. Bu çalışma ile literatürde hakkında sınırlı veri bulunan, gastroenteropankreatik nöroendokrin neoplazilerde mikrosatellit instabilite sıklığı ve olası prognostik öneminin araştırılması amaçlanmıştır. Bu amaçla, çalışmaya merkezimizde 2003-2017 yılları arasında gastroenteropankreatik bölge yerleşimli iyi diferansiye nöroendokrin tümör veya nöroendokrin karsinom tanısı almış 204 olgu dahil edilmiştir. Bu hastalara ait Hematoksilen ve eozin boyalı doku kesitleri histopatolojik özellikler açısından değerlendirilmiştir. Bu olgulara mikrosatellit instabilite varlığını saptamak amacıyla MLH-1, MSH-2, MSH-6 VE PMS-2 immunhistokimyasal belirleyicileri uygulanmış ve bu belirleyicilerden bir ya da daha fazlasında boyanma kaybı saptanan olgulara Real-time PCR ile Mikrosatellit instabilite analizi uygulanmıştır. Analizler sonucunda olgu serimizde mikrosatellit instabilite sıklığı %1 olarak saptanmıştır. Çok düşük oranda saptanan mikrosatellit instabilite varlığı ile prognoz arasında istatistiksel ilişki saptanmamıştır. Bu çalışma ile mikrosatellit instabilitenin gastroenteropankreatik nöroendokrin neoplazilerin gelişiminde belirgin bir rolü olmayabileceği sonucuna varılmıştır.