Meme kanseri hastalarında sarkopeni ile kinezyofobi ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: Deniz Başçıllar

Danışman: Banu Dilek

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışmada; meme kanseri hastalarında kinezyofobi düzeyi ile sarkopeni arasındaki ilişkinin incelenmesi ve etkili faktörlerin ortaya konması amaçlanmaktadır. Çalışmaya katılan 140 kadın hastanın demografik bilgileri, antropometrik ölçümleri, ambulasyon düzeyi, kanser ve tedavisine ilişkin verileri kaydedildi. Sarkopeniye ilişkin kas fonksiyonu ve fiziksel performans el kavrama kuvveti, sandalyeden kalkma testi (SKT) ve yürüme hızıyla; kas kütlesi ultrasonografik ön uyluk kas kalınlığıyla değerlendirildi. Hastaların kinezyofobi düzeyi Tampa kinezyofobi ölçeği (TKÖ) ile değerlendirildi. Ayrıca kemik dansitometri T skoru sonuçları, sistemik inflamasyon indeksini hesaplamak amacı ile tam kan sayımı parametreleri veri tabanından kaydedildi ve lenfödem varlığı değerlendirildi. Yaş ortalaması 55,7±6,2 olan hasta grubumuzda 19 hastaya (%13,6) sarkopeni teşhisi kondu. TKÖ median skoru, sarkopenik hastalarda normal gruba kıyasla anlamlı yüksekti (p58,5 olma durumunun sarkopeni için en önemli risk faktörü olduğu ortaya kondu (OR=11,8 ve p=0,009). 104 hastada (%74,3) kinezyofobi düzeyinin yüksek olduğu saptandı. Yüksek kinezyofobi düzeyi olmayan grupta sarkopenisi olan hastaya rastlanmadı. Yüksek kinezyofobi düzeyine sahip grupta, olmayan gruba kıyasla anlamlı olarak; el kavrama kuvveti daha düşük (p<0,001), SKT süreleri daha yüksek (p=0,010), yürüme hızı daha yavaş (p=0,001) saptandı. Korelasyon analizinde TKÖ skorlarıyla el kavrama kuvveti ve yürüme hızı arasında negatif anlamlı ilişki saptanırken SKT süresi ile pozitif anlamlı ilişki görüldü (p<0,001). Meme kanseri hastalarında sarkopeni ve kinezyofobi sıklığı artmıştır ve yüksek kinezyofobi düzeyine sahip hastalar, sarkopeniye ilişkin parametrelerde daha kötü sonuçlar göstermektedir. Klinik pratikte bu hasta grubunda sarkopeni ve kinezyofobinin değerlendirilmesi ile risk gruplarında sarkopeninin erken tanı ve erken tedavisi mümkün olabilir.