The role of re/translations in the reception of Virginia Woolf in Turkey
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mütercim Tercümanlık Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: İngilizce
Öğrenci: SİTEM İNCE
Danışman: PELİN ŞULHA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Virginia Woolf yirminci yüzyılın en önemli edebi, kültürel ve sosyal figürlerinden biridir. Tanınmış bir modernist yazar, önde gelen bir kadın hakları aktivisti ve önemli bir politik düşünür olarak farklı kimliklere sahiptir. Eserleri 1920li yıllardan başlayarak birçok dile çevrilmiş olsa da alımlanmasına yönelik çalışmalar ancak yirmi birinci yüzyılın başlarında başlamıştır. Bu çalışma ise Türkiye'de Woolf'un alımlanmasında çeviri ve yeniden çevirilerin rolünü tartışan ilk çalışmadır. Bu amaçla Woolf'un çeviri, yeniden çeviri ve yeniden baskılarını kapsayan bir veri tabanı hazırlanmıştır. Bu veri tabanının yanı sıra seçilen yan metin ve metin dışı materyaller üzerine yapılan incelemeler Woolf'un Türkiye'deki alımlanmasının dört aşama gösterdiğini ve bu aşamalarda yapılan çeviri, yeniden çeviri ve yeniden baskıların bu alımlanmayı şekillendirmede önemli bir rol oynadığını göstermiştir. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 1945 yılında basılan ilk Woolf çevirisi Woolf'un Türkiye'deki alımlanmasının başlangıcını ifade etmektedir. Woolf ve yenilikçi yazım teknikleri kültür repertuarımıza bu aşamada alınsa da bu ilk çevirinin ardından yirmi dokuz yıl boyunca hiçbir Woolf çeviri, yeniden çeviri ya da çevirisinin yeniden baskısı yapılmamıştır. Bu süreç Woolf ve onun yenilikçi yazım tekniklerine karşı pasif bir direniş olarak yorumlanabilir. 1974 yılında yapılan Dalgalar çevirisi Woolf'un Türkiye'deki alımlanmasının ikinci aşamasının başlangıcı olarak nitelendirilir. Bu aşama Woolf'un Türk kültür repertuarında yer almasının yeniden teşvik edilmesi olarak tanımlanabilir. Hem birinci hem de ikinci aşamada yapılan çeviri, yeniden çeviri ya da yeniden baskılarda Woolf'un yalnızca modernist kimliği vurgulanmaktadır. Bu bakımdan, bu aşamalar Woolf'un modernist bir yazar olarak alımlanmasına katkıda bulunmakta ancak feminist ve politik kimliklerini belirsizleştirmektedir. Woolf'un alımlanmasının üçüncü aşaması, Türk kültür repertuarında popülerliğinin artması ve kanonlaşması olarak tanımlanabilir. Özellikle de feminist hareketin temel metinlerinden biri olarak kabul edilen Kendine Ait Bir Oda'nın 1987 yılında yapılan çevirisinden sonra Woolf'un feminist kimliği Türkiye'de daha görünür bir hal almıştır. Woolf eserlerinin yayın haklarının kalktığı 2012 yılı ise Woolf'un alımlanmasının dördüncü aşamasının başlangıcı olarak tanımlanır. Bu aşamada Woolf'un yeniden çevirilerinde patlama yaşanmıştır. Bu yeniden çevirilerde Woolf'u daha popüler bir yazar olarak gösterme eğilimi gözlenmektedir. Bu durum, dördüncü aşamanın rekabetçi piyasa ortamı içinde daha fazla okur toplama çabası olarak yorumlanabilir. Bunun yanı sıra Woolf'un politik kimliğinin Türkiye'de henüz yeterince görünür olmadığı sonucuna varılmıştır. Woolf'un Mrs. Dalloway isimli eseri onun tüm kimliklerini yansıtması dolayısıyla vaka çalışması olarak seçilmiş ve belirlenen alımlama aşamalarına dayanak sağlamak amacıyla yan metinsel bir inceleme yapılmıştır. Bu incelemeler Mrs. Dalloway vaka çalışmasının Woolf'un Türkiye'deki alımlanmasında belirlenen aşamaların genel özelliklerini yansıttığı göstermiştir. Anahtar Kelimeler: Virginia Woolf, Çeviribilim, Edebi alımlama, Çoğul dizge, Mrs. Dalloway.