Adölesan idiyopatik skolyoz hastalarının tanı alma sürecinde birinci basamak hekimlerinin rolü


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FİLİZ YILDIZ TÜKEL

Asıl Danışman (Eş Danışmanlı Tezler İçin): Nilgün Özçakar

Eş Danışman: Gizem Limnili

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Adölesan İdiyopatik Skolyoz (AİS), 10-18 yaş aralığındaki bireylerde sık görülen, omurganın koronal planda Cobb yöntemiyle ölçülen 10 derece ve üzeri eğriliği olarak tanımlanan bir omurga deformitesidir. AİS'in ilerlemesi, bireyin fiziksel, psikososyal ve kozmetik sağlığını olumsuz etkileyerek yaşam kalitesini düşürebilmektedir. Erken tanı, eğriliklerin cerrahi müdahale gerektirecek seviyelere ulaşmasını önlemek açısından kritik önem taşımaktadır. Bu çalışmada, AİS hastalarının tanı alma süreçlerinde aile hekimlerinin rolü ve birinci basamak hekimlerinin etkinliği araştırılmıştır. Yöntem: Araştırma, kesitsel analitik bir modelde gerçekleştirilmiştir. Örneklem, Dokuz Eylül Üniversitesi Ortopedi Polikliniği'ne başvuran ve 8-18 yaş aralığında AİS tanısı almış 150 bireyden oluşmaktadır. Veriler, literatür doğrultusunda hazırlanan sosyodemografik veri toplama formu ve Birinci Basamak Değerlendirme Ölçeği (PCAS) kullanılarak toplanmıştır. Veriler, telefonla anket yöntemiyle elde edilmiş ve SPSS 29.0 programı ile analiz edilmiştir. Bulgular: Katılımcıların %69,3'ü kadın (n=104) ve %30,7'si (n=46) erkektir. Yaş ortalamaları 18,09±4,34 olup, tanı yaşı ortalaması 11,47±0,19 olarak bulunmuştur. Katılımcıların %37,3'ü (n=56) erken başlangıçlı skolyoz tanısı alanlar olup, %62,7'si (n=94) geç başlangıçlı skolyoz tanısı alanlardan oluşmaktadır. Katılımcıların %68'i (n=102) skolyoz tanısını ortopedi hekimlerinden, %10,7'si (n=16) ise aile hekimlerinden almıştır. Aile hekimlerine başvuranların yalnızca %14,7'si (n=22) skolyoz muayenesi yapılmış ve %14,7'si (n=22) skolyoz için bir üst basamağa sevk edilmiştir. Skolyoz başlangıç durumunun PCAS ile ilişkisine bakıldığında hastanın bütüncül bilgisi, fiziksel bakı ve kişisel yaklaşım alt boyutlarında anlamlı farklılıklar olduğu bulunmuştur. (p<0.05) Sonuç: Bu araştırma, Adölesan İdiyopatik Skolyoz hastalarının tanı süreçlerinde birinci basamak hekimlerinin önemli ancak sınırlı bir role sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Çalışmada, birinci basamağın skolyoz tanı ve tedavi süreçlerindeki etkisini artırmak adına eğitim ve farkındalık programlarının önemi vurgulanmaktadır. Birinci basamak sağlık hizmetlerinde tarama ve yönlendirme protokollerinin iyileştirilmesi, skolyozun ilerlemesini önlemek için büyük bir fırsat sunmaktadır. Bu bağlamda, birinci basamak sağlık hizmetlerinin erişilebilirliği ve kalitesinin geliştirilmesi, AİS hastalarının yaşam kalitesine olumlu katkılar sağlayabilir. Anahtar Kelimeler: Adölesan İdiyopatik Skolyoz, Aile Hekimliği, Birinci Basamak Sağlık Hizmetleri, Erken Tanı, Sağlık Yönetimi.