1928-1938 yılları arası Harf Devrimi'nin Türk grafik tasarımına yansımaları
Tezin Türü: Sanatta Yeterlik
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Grafik Ana Sanat Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZLEM UYAN
Danışman: FUAT AKDENİZLİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Türkçe, Ural Altay dil ailesine, Arapça ise Hami-Sami dil ailesine mensup; yapısal özellikleri ve kullanımı açısından uyumlu olmayan iki dildir. Arap dil sistemi, Türkçe için yeterli ve uygun olmadığı gibi, Türkçe'ye Arapça ve Farsça'dan dahil olan kelimelerin okunabilmesi için de Arapça'nın dil yapısının öğrenilmesi mecburiyetini doğurmuştur. Bir yanda Selçuklular ve Anadolu Beylikleri döneminden başlayarak kendi doğal akışı ve gelişmesi içinde yol alan Türkçe'nin yoğun olduğu konuşma dili; diğer yanda bu dilden ayrı Arapça ve Farsça'nın ağırlığı ile oluşan Osmanlıca'nın kullanımı XV. yüzyılda kargaşaya sebep olmuştur. Alfabe ve dil konusundaki bu sorun Tanzimat döneminde başlayan batılılaşma hareketleriyle gündeme gelmiş, Meşrutiyet döneminde bazı çalışmalar yapılsa da Cumhuriyet döneminde net bir sonuca ulaşmıştır. 1928 yılının 1 Kasım gününde, Latin kökenli yeni Türkçe alfabenin ilanı ve sonraki birkaç yıl içerisinde Türk dili üzerine yapılan çalışmalarla, köklü bir değişim ve yenileşme sağlanmıştır. 1928-1938 yılları arası Harf Devrimi'nin Türk grafik tasarımına yansımalarını araştıran bu çalışma, Türk grafik tasarımının tarihsel izleri ve Osmanlı İmparatorluğu son döneminde yapılan grafik çalışmalar temelinde, Harf Devrimi'nin ilk on yılında üretilen grafik çalışmaları ve yeni alfabenin kabulünün bu çalışmalara olan etkisini tespit etmeye çalışacaktır. Birinci bölümde Harf Devrimi'nin nedenleri, gerçekleşme süreci ve kanunlaşması ile sonuçları açıklanmıştır. Osmanlı'nın yüzünü Batı'ya döndüğü Tanzimat döneminde gündeme gelen alfabe konusunda, Tanzimat ve II. Meşrutiyet dönemlerinde yapılan tartışma ve girişimlerin neler olduğu anlatılmıştır. Bu dönemlerde yapılan çalışmalarla sonuçlandırılamayan alfabe değişikliğinin, Cumhuriyet döneminde farklı görüşlerce tartışılması, devlet eliyle yapılan kapsamlı çalışmaları, Latin kökenli yeni Türkçe alfabenin kanunlaşması ve sonrasında gerçekleştirilen adımlar bu bölümde anlatılmıştır. İkinci bölümde, Türk grafik tasarımının temelini oluşturan çalışmalardaki grafik yaklaşımlar ve bu alandaki öncü isimler; bu isimlerin grafik çalışmalarında gözlemlenen Batı sanat akımlarının etkisi; dönemin basın ortamı ile baskı teknolojisi, tasarım eğitimi ve kültür alanındaki gelişmeler Osmanlı son döneminden Erken Cumhuriyet döneminin ilk yıllarına kadar araştırılmıştır. Geniş coğrafyalarda yüzyıllar boyu hakimiyet süren Türklerin sanat eserlerindeki grafik izlerden başlayarak, Osmanlı dönemi boyunca üretilmiş, bugün grafik tasarım çalışmaları olarak değerlendirebildiğimiz üretimler hakkında bilgi verilmiştir. Dönemin teknolojik, kültürel, sosyal, ekonomik vb. yapısı bağlamında ele alınan grafik ürünler, biçim ve içerik yaklaşımları ile anlatılmıştır. İkinci bölümün sonunda yeni alfabe kullanımına hazırlık/alışma sürecinde eski ve yeni harflerin birlikte kullanıldığı çalışmalar saptanmaya çalışılmıştır. Afiş, ilan, kurumsal kimlik, gazete, ambalaj/etiket, kitap ve dergi kapağı gibi çalışmalar, Harf Devrimi öncesinde Osmanlıca'nın yanı sıra farklı dillerin de (Fransızca, Ermenice, Rumca vb.) uygulandığı örnek görsellerle anlatılmıştır. Devrimin hemen öncesinde ve gerçekleştirildiği ilk yılda ise eski ve yeni harflerin birlikte kullanıldığı (Osmanlıca-Türkçe) grafik çalışmalar görselleri ile anlatılmıştır. Üçüncü bölümde, 29 Ekim 1923 tarihinde değişen rejimin getirdiği yenilikler ve 1 Kasım 1928 tarihinde kanunlaşan yeni Türk alfabesinin grafik tasarım yaklaşımları ve konuları üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Latin kökenli Türkçe harflerle üretilen grafik tasarım çalışmaları içerik ve biçim yönleriyle üçüncü bölüm içerisinde araştırılmış ve saptanmaya çalışılmıştır. Yapılan araştırma ve incelemeler sonucu, Osmanlı son döneminden, yeni alfabenin kabul edilişi ardından geçen ilk on yıl kapsamında (1928-1938) yaşanan siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel dönüşümlerin ışığında, grafik tasarım çalışmalarının içerik ve görsel malzemesinin nasıl şekillendiği sorusu cevaplandırılmaya çalışılmıştır. Üretilen tasarımların genel özellikleri ve ele aldıkları temalar çerçevesinde; modernleşme ve millileşme etkileri gözlemlenmiştir. Yeni harflerle üretilen grafik çalışmaların yalınlaştığı ve modernleştiği böylelikle akılda kalıcılığının arttığı gözlemlenmiştir. Osmanlı dönemi çalışmalarında uzun metinlerden oluşan ve görselin az kullanıldığı ya da hiç kullanılmadığı çalışmalara göre daha fazla görsele, daha az yazıya yer verilerek dikkat çekici grafikler üretildiği gözlemlenmiştir. Alfabe değişikliği ile sağdan sola olan yazı düzeninin soldan sağa değişmesi ve yeni harflerle okuma yazmanın kolaylaşması, grafik çalışmaların algılanmasını da arttırmıştır. Çalışma yöntem olarak, belge ve arşiv incelemesine dayanmaktadır. Görsel ve yazılı veri toplama aşamasında, gazeteler ve dergilerde yer alan makaleler, yazılar, bazı haber ve reklamlar, resmî belgeler, kitaplar, fotoğraflar, dijital belgeler, akademik tartışmalar, betimsel analiz ve yorumlardan yararlanılmıştır. Çalışmanın, alan üzerine araştırma yapan akademisyenler, araştırmacılar, tasarımcılar, öğrenciler için literatüre kaynak sağlaması ve döneme kapsayıcı bir bakış sunması amaçlanmaktadır.