Yaşlılarda ölüm kaygısının sosyal yaşamla ve mutlulukla ilişkisi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: EFSUN AKIN

Danışman: NİLGÜN ÖZÇAKAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AMAÇ: Bu çalışmanın amacı İzmir ilindeki yaşlılarda ölüm kaygısının sosyal yaşam ve mutlulukla ilişkisini belirlemek, ölüm kaygısı düzeyi belirlenerek bazı sosyodemografik ve klinik değişkenlerle ilişkisini değerlendirmektir. GEREÇ VE YÖNTEM: Çalışmaya İzmir 11 merkez ilçe aile sağlığı merkezlerine başvuran 65-74 yaş arası 386, 75 yaş ve üzeri 396 toplam 782 kişi (476 kadın, 306 erkek) alındı. Çalışmaya alınan yaşlılara yüzyüze görüşme yöntemiyle Standardize Mini Mental Test, eğitimsiz gruba Saat Çizme Testi yapılıp, sosyodemografik verileri kaydedildi. Geriatrik Depresyon Ölçeği Kısa Form (GDÖ Kısa Form), Oxford Mutluluk Ölçeği Kısa Form (OMÖ Kısa Form), Barthel İndeksi, Ölüm Kaygısı Ölçeği (ÖKÖ) uygunlanmıştır. BULGULAR: Çalışmaya dahil edilen yaşlıların %61'i kadındı, ortalama yaşları 73,9 ± 5,5 idi.Ortalama ÖKÖ puanı 8,8 ± 1,5 bulundu. 75 yaş ve üzeri grupta ölüm kaygısı skoru 65-74 yaş arası gruptan anlamlı olarak daha yüksek bulundu. Cinsiyet durumuna göre bakıldığında ölüm kaygısı skoru, literatürdeki bir çok çalışmanın aksine, erkeklerde kadınlardan anlamlı olarak daha yüksekti. Ölüm kaygısı olanlarda bekar-dul oranı ölüm kaygısı olmayan gruptan anlamlı olarak daha yüksekti. Bekar-dul olanlarda ölüm kaygısı skoru evli olanlara göre anlamlı olarak daha yüksek saptandı. Emeklilerde ölüm kaygısı skoru çalışan ve çalışmayan gruptan anlamlı (p ˂ 0.05) olarak daha yüksekti. Yas reaksiyonu olmayan grupta ölüm kaygısı skoru yas reaksiyonu olan gruptan anlamlı olarak daha yüksekti. Depresyon olmayan grupta ölüm kaygısı skoru depresyon olan gruptan anlamlı (p ˂ 0.05) olarak daha yüksekti. Ek hastalık olan ve olmayan grupta ölüm kaygısı skoru anlamlı (p > 0.05) farklılık göstermemiştir. SONUÇ: Bu çalışmada yaşlı bireylerde eğitim durumunun, ek hastalık varlığının ölüm kaygısını etkilemediği, ancak ölüm kaygısı skorunun yaş, yaş dağılımı, cinsiyet gelir düzeyiyle ve çalışma durumu ile ilişkili olduğu saptandı. Yaşlı bireylerde ölüm kaygısı bir gerçektir birinci basamakta sağlık hizmeti sunumu sırasında bunun farkında olmak aile hekimleri için yaşlıların yaşam kalitesini artıracak müdahalelerde bulunmayı kolaylaştırabilir. Farklı değişkenler gözeterek yapılacak uzunlamasına çalışmalar ölüm kaygısının yaşamsal önemini ortaya koyacak ve bireyin sosyal yaşam ve mutluluğunu etkileyecek durumları belirleyerek daha iyi anlamamıza yardımcı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Ölüm kaygısı, yaşlılar, mutluluk, sosyal yaşam