Gebe tavşanlarda bupivakainin oluşturduğu epileptiform EEG aktivitesi üzerine efedrinin etkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2001
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: PETEK ALP (ÖYEKÇİN)
Eş Danışman: SEMİH KÜÇÜKGÜÇLÜ, ATALAY ARKAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:ÖZET Bupivakain; uzun etkili, amid tipi, obstetride rejyonaî anestezi için en sık kullanılan lokal anestezik ajandır. İnsanlarda yanlışlıkla ve hayvanlarda deneysel olarak yapılan i.v. enjeksiyonlar, santral sinir sistemi ve kardiyovasküler sistem üzerine toksik etkiler oluşturabilir. Lokal anesteziklere eklenen vazokonstriktif ajanlar; lokal anesteziklerin maksimum plazma konsantrasyonlarını azaltmak, yanlışlıkla intravenöz enjeksiyonları saptamak, blok süresini artınnak, blok kalitesini iyileştirmek amacıyla kullanılmaktadır. Ancak eklenen bu vazokonstriktif ajanların, lokal anestezik toksisitesine bağlı olası konvüîsiyon eşiğini azalttığı çalışmalarda saptanmıştır. Obstetride rejyonaî anestezi uygulamalarında oluşan sempatik bloğa bağlı hipotansiyonu tedavisinde en yaygın kullanılan ajan efedrin sülfattır. Uterin arterlerde vazokonstriksiyon oluşturmaksızm arteriyel kan basıncını arttırır. Bu çalışmadaki amacımız uygulanan bupivakaine eklenen iki farklı efedrin dozunun konvüîsiyon eşiği üzerine etkilerini araştırmaktır. 21 adet terminde gebe tavşan (gebeliğin 25. ve 28. günleri arasında) araştırmaya alındı. Araştırmanın birinci günü, 50 mg/kg'dan İM ketanıin yapıldıktan sonra deneklerin saçlı derileri traş edilerek skalp insizyonu yapıldı. Her iki hemisfere 2mrn çaplı delikler açıldıktan sonra bu deliklere önceden uygun ara kablolarla lelıimlenmiş 2 mm çapında paslanmaz çelik vida yerleştirildi. Skalp kesişi uçlarından geçirilerek ipek askıya alınıp cep oluşturuldu ve dental akrilik materyali dökülerek, kuruması beklendi. Vidalara önceden lehimlenmiş ara kabloların uçları uygun bir sokete lehimlendi. Araştırmanın ikinci günü damaryoîu ve arteriyel kateterizasyon açıldıktan sonra rastlantısal olarak 7'şerîi 3 gruba ayrılan deneklere şu dozlarda ilaç gönderildi: a) 1. gruba 1.5 mg/kg/dk bupivakain b) 2. gruba 1.5 mg/kg/dk bupivakain+50ug/kg/dk efedrin IV c) S.gruba 1.5 mg/kg/dk bupivakam+ 100 jıg/kg/dk efedrin IV infüzyonu yapıîdı.BİOPAC BSL pro v. 3.6 bilgisayar programı kullanılarak kan basmcı, kalp atim sayısı, her iki hemisferin EEG sinyalleri kaydedildi. Bupivakain verilmesinden EEG'ye ait ilk diken-dalga kompleksinin oluşmasına kadar geçen süre, EEG'de diken kompleksi oluşuncaya kadar verilen toplam ilaç dozları ve bazal, EEG'deki diken kompleksi oluşma sırasında ve EEG'deki diken kompleksi oluşmasından 5 dakika sonrasındaki arteriyel kan gazı örnekleri değerlendirildi. Diken dalga görülme zamanı grup l'de 31.30 sn, grup 2'de 24.53 sn ve grup 3 'de 10.37 sn olarak bulundu. Uygulanan toplam bupivakain dozu grup l'de 2.28mg, grup 'de 1.6 mg, grup 3 'de 0.7 mg olarak bulundu. Kan gazlarının gruplar arası değerlendirmesinde anlamlı bir değişiklik saptanmadı. Çahşmamızm sonucunda gebe tavşanlarda intravenöz olarak uygulanan bupivakaine eklenen efedrin, bupivakainin konvüîsiyon eşiğini düşürdüğü bulunmuştur. 76