Fare embriyonik kök hücrelerinden elde edilen astrositlerin dediferansiyasyon kapasitesinin incelenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sinirbilimler Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KEMAL UĞUR TÜFEKCİ
Danışman: ŞERMİN GENÇ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Astrositlerin nöral kök hücreler üzerinden nöronlara dönüşmesi nörolojik hastalıklar ve beyin hasarlarının tedavisinde yeni bir yaklaşım olabilmektedir. Bu dönüşümü etkileyen faktörler tam olarak açıklanamamıştır ve bunların anlaşılması karmaşık hastalık modellerinde veya konvansiyonel hücre kültür sistemlerinde oldukça zordur. Bu mekanizmaların açıklaması için serumsuz ve kontrollü bir mikro-çevrede yaşayan saf ve homojen hücre popülasyonu olan Fare embriyonik kök hücrelerinden (EKH) elde edilen astrosit hücreleri (mAGES; Mouse Astrocytes Generated from Embryonic Stem Cells) kullanılmıştır. Bu hücreler Fibroblast büyüme faktörü (FGF; Fibroblast growth factor) ile muamele edildiklerinde tekrar hücre döngüsüne girerek prolifere olmaya başlamaktadır. FGF Reseptörünün tirozin kinaz sinyallemesiyle Glial Fibriler Asidik Protein (GFAP) eksprese eden mAGES hücreleri Nestin ekprese eden Nöral Kök Hücrelere (NKH) dönüşmektedir. Yaptığımız fenotipik ve fonksiyonel karakterizasyonlara göre mAGES dediferansiyasyonu sonucu elde edilen hücreler EKH'lerden mAGES elde edilirken elde edilen NKH'lerle aynı olduğu belirlenmiştir. İnflamatuar aracı moleküllerin, özellikle İnterferon-gama (IFN-ɣ), mAGES hücrelerinin NKH'ye dediferansiyasyonunu önemli ölçüde engellemiştir. Bu mekanizmanın STAT1 fosforilasyonununa bağımlı olarak gerçekleştiği gösterildi. Bu çalışmada astrositlerin genetik manipülasyondan bağımsız olarak başka hücrelere dönüştüğü ortaya konuldu. Bu durum ilişkili sinyalleme aktivatörlerinin astrosit dediferansiyasyonunu nasıl baskıladığı veya tetiklediği ile astrositlerin bazı hastalıklarda NKH'lere neden dönüşemediklerini açıklamaktadır. Bu faktörlerin rollerinin açığa kavuşturulması beyin hasarı ve nörodejenerasyonda rejenerasyonu sağlayacak ilaç hedeflerinin belirlenmesine yardımcı olacaktır.