Açık kalp cerrahisinde kardiyopulmoner bypass esnasında pulsatil ve nonpulsatil dolaşımın beyin perfüzyonuna etkisinin near ınfrared spektroskopy (NIRS) ile incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2016

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÜLŞAH ÇETİN

Danışman: ERDEM ERİNÇ SİLİSTRELİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Fakülte girişimsel olmayan klinik araştırmalar etik kurul ve hastaların yazılı onamları alındıktan sonra Nisan 2014-Haziran 2015 tarihleri arasında açık kalp operasyonu yapılan 60 hasta pulsatil ve nonpulsatil perfüzyon grubu olarak 30'ar kişilik iki gruba ayrıldı. Onsekiz yaş altı , kardiyopulmoner bypass yapılmayan açık kalp cerrahisi olguları, gönüllü onam formunu okuyarak imzalamayan olgular, transplantasyon, asist device-yapay kalp implantasyonu yapılan olgular araştırmaya dahil edilmedi. Rutin kalp ilaçlarına operasyon gününe kadar devam edildi. Operasyon odasında anestezi öncesi Near Infrared Spectroskopi cihazının sensöriyel probları her iki paryetofrontal alana yapıştırılıp ölçüldü ve kaydedildi. Pulse oksimetre ile periferik satürasyon ölçümü yapıldı. Arter invaziv monitörizasyonu yapılırken arteriyel kan örneğinden oksijen satürasyonu ve hematokrit ölçümleri kaydedildi. Yine anestezi öncesi vücut sıcaklığı rektal probla ölçülüp kaydedildi. Periferik venöz yoldan i.v 1-2 mg Midazolam uygulandı. 6 lt/dk %100 oksijen ile preoksijenizasyon yapıldıktan sonra anestezi indüksiyonu başlandı. Pentotal(3-5 mg/kg) ve Fentanil (2-5 mcg/kg)ile anestezi indüksiyonu başlandı. Rokuronyum (0,6-1mg/kg) enjeksiyonunu takiben yeterli kas gevşekliği sağlandı ve endotrakeal entübasyon yapıldı. İdamesinde Fentanil (2-5 mcg/kg) ve Sevofluran veya izofluran(1-3 MAC) kombinasyonu ile anestezi sağlandı. Sternotomi sonrası, kardiyopulmoner bypass öncesi tüm ölçümler tekrarlandı ve kaydedildi. Kardyopulmoner bypass'a geçildi. Kros klemp konuldu. Yaklaşık 10 dakika sonra ölçümler tekrarlanıp kaydedildi. Hem pulsatil hem de nonpulsatil akım için roller pompa (Stöckert SV, Sorin Group Deutchland GMBH, München) kullanıldı. Kardiyopulmoner bypass'dan çıkıldıktan sonra yaklaşık 10. dakikada tekrar ölçümler kaydedildi ve son olarak operasyon sonrası ilk 1 saatte tüm ölçümler yapılıp kaydedildi. Preoperatif demografik hasta özellikleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark yoktu. Preoperatif, peroperatif yapılan ölçümlerde her iki grup arasında anlamlı fark bulunamadı fakat postoperatif alınan arteriyel kan örneğinde oksijen saturasyonu hastanemizde bulunan ABL 800 Basic (RADIOMETER,Kopenhang) marka kan gazı analizöründe anlamlı olarak pulsatil grupta daha fazla bulundu. Sonuç olarak özellikle karotis stenozu gibi ek komorbidi olan, yüksek riskli hastalarda pulsatil perfüzyon seçeneğini öncelikli tercih olarak önerebiliriz.