IANNIS XENAKIS "HERMA" VE "EVRYALİ" ÖRNEĞİNDE MÜZİKTE STOKASTİK SÜREÇ
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Müzik Ana Sanat Dalı (Konservatuvar), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYŞE EZGİ DEĞİRMENCİ
Danışman: ELİF AKTUĞ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Sanatlarda 19. yüzyılın sonundan itibaren bir paradigma değişikliği olarak görülmeye başlayan modernizm, sanat eserinin teknolojik ve toplumsal olarak, devrimci 20. yüzyıla uygun yaratılması anlayışına dayanır. Modernist sanat, dünya savaşı, dünya krizi ve potansiyel dünya devrimiyle kaynaşır. Dolayısıyla; 1960'ların sonundan itibaren modernizme karşı dikkat çekici bir tepki, giderek açığa çıkar ve bu tepki 1980'lerde postmodernizm gibi etiketler altında moda haline gelir (Hobsbawm, 2006: 694-695). Modernizm, sanatın ilerici olduğunu ve bu nedenle günümüz üslubunun dününkinden üstün olduğunu üstü kapalı biçimde varsayar (Hobsbawm, 2006: 693). Modernist sanatın, avangart sanata evrildiği saptamasının en önemli kanıtlarından biri bu tanımdır. Sosyolog Jürgen Habermas da avangardı modernizmin zirvesi olarak görür. Baudelaire'in haritasını çıkardığı estetik modernite, dada ve sürrealizmin zirvesini oluşturduğu avangart hareketlere dönüşür. Bir başka deyişle modernizm "gelişip" şiddetlenerek avangarda evrilir. "Yapılmayanı yapmak, denenmemişi denemek" tüm sanat alanlarını etkisi altına alır. Geçerli, yerleşik, dominant olana karşı felsefi, siyasal, dinsel, sosyal vb. karşı çıkışların zeminini tutan avangart sanat, akımları oluşturan temel niteliklerden var olana karşı tepkiyi beraberinde getirir. Diğer taraftan akımla beraber deneysel sanat süreci başlar, uygulama alanı bulur ve böylelikle sanatçılar deneyselliğin sahasını genişletirler. Avangart terimi, sanat alanında kullanılmaya başlandığı tarihten yaklaşık yüzyıl sonra 1950'li yılların sanatını belirgin hale getirir (Erdal, 2013: 53-56). 20. yüzyılın müzikal stilleri ise, teknolojik gelişmelere ayak uydurarak benzeri görülmemiş bir oranda değişir. Xenakis'in 1950'lerdeki çalışmaları, "stokastik müzik" olarak tanımlanan olasılık teorilerinin müzik kompozisyonlarına uygulanmaları ile ilgilidir. Bu çalışmada, Xenakis'in solo piyano için yazdığı Herma ve Evryali başlıklı eserler incelenecektir.