Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BEYZA KÜÇÜKÖZTAŞ
Danışman: LEYLA İYİLİKÇİ KARAOĞLAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Laparoskopik cerrahilerde pnömoperitonyum ve hasta pozisyonuna bağlı olarak solunumsal, hemodinamik ve metabolik değişiklikler meydana gelmektedir. Pnömoperitonyumun diğer bir yararı ise, yeterli cerrahi görüntü sağlamaktır. Bu çalışmanın amacı laparoskopik kolesistektomi operasyonlarında CO2 pnömoperitonyumun oluşturduğu intraabdominal basınç artışının; solunum dinamiği ve hemodinamik parametreler üzerine etkileri ile, cerrah memnuniyeti ve görüntü kalitesi açısından değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma, prospektif, gözlemsel olarak, ASA I-III sınıfı, 18-70 yaş arası 123 hasta ile yapıldı ve toplam 104 hastanın verileri analiz edildi. Hastalar, grup düşük basınç(13mmHg) (SB) (n=51) olmak üzere ikiye ayrıldı. Düşük basınç ve SB grubundaki tüm hastalara, standart monitörizasyon ve TOF monitörizasyonu uygulandı. Her iki gruba anestezi indüksiyonu, iki dakika süreyle, 0,2-0,5 mcg/kg/dk remifentanil infüzyonu sonrasında intravenöz (IV) 1-2 mg/kg propofol ve IV 0,5 mg/kg rokuronyum ile yapıldı. Anestezi idamesi %50 O2/hava karışımı ile 0,1-0,4 mcg/kg/dk remifentanil ve 50-150 mcg/kg/dk (3-9 mg/kg/st) propofol IV infüzyonları ve cerrahi işlem süresince TOF>1 twitch yanıt olduğunda 0,1-0,15 mg/kg dozunda nöromüsküler bloker ajan rokuronyum ile sağlandı. Nöromüsküler bloktaki geri dönüş, 1–2 post-tetanik sayım (PTC) değerine ulaşmışsa 4.0 mg/kg' lık sugammadeks dozu IV verildi. Peritoneal insüflasyon öncesinde, sırasında ve sonrasında peroperatif dönemdeki ventilasyon parametreleri (havayolu tepe basıncı, ortalama havayolu basıncı, tidal sonu karbondioksit, tidal volüm, dakika ventilasyon volümü) ve hemodinamik parametreler (sistolik, diyastolik ve ortalama arter basıncı, kalp atım hızı) kaydedildi. Cerrah tarafından mide distansiyonu ve cerrahi görüş kalitesi skorlandı. Bulgular: Bu çalışmada laparoskopik kolesistektomi yapılan hastalarda düşük ve standart basınçlı pnömoperitonyum arasında periferik oksijen satürasyonu, tidal volüm, solunum sayısı, tidal sonu karbondioksit, ortalama ve tepe hava yolu basıncı, dakika ventilasyonu değerleri açısından anlamlı farklılık gözlenmedi (p > 0.05). Hemodinamik açıdan, entübasyondan hemen sonraki ve ekstübasyon öncesi değerler karşılaştırıldığında DB grubunda sistolik, diyastolik ve ortalama kan basınç değerlerinin daha yüksek olduğu gözlendi (p0.05). Bu değerlere insüflasyon sonrası ve desüflasyon öncesi dönemlerde bakıldığında ise, iki grup arasında anlamlı fark bulunmadı (p > 0.05). Kalp atım hızı açısından belirlenen dönemlerde gruplar arasında anlamlı bir fark gözlenmedi (p > 0.05). Cerrahi memnuniyet ve görüntü kalitesi açısından gruplar arasında anlamlı fark bulunmadı (p > 0.05). Sonuç: Düşük basınçlı pnömoperitonyum, laparoskopik kolesistektomilerde, efektif solunum mekanikleri ve stabil bir hemodinami sağlamaktadır. Bunun yanısıra cerrahın el manuplasyonları için, yeterli bir cerrahi alan da sunmaktadır. Anestezi yöntemi olarak, TIVA ve derin nöromuskuler blokaj, düşük basınçlı pnömoperitonyumda da iyi bir cerrahi görüş kalitesi ve cerrah memnuniyeti sağladı. Anahtar Kelimeler: Laparoskopik kolesistektomi, pnömoperitonyum, cerrahi görüş kalitesi, cerrahi memnuniyet, düşük basınç, derin nöromüsküler blokaj