Algı fenomenolojisi bağlamında haptik sanat nesnesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Sanat ve Tasarım Ana Sanat Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İLKE ŞAHİN
Danışman: SİMBER RANA ATAY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dokunma eyleminin varlığı sorgulanmaksızın, algıda dokunsal unsurların bilgi üretimine dâhil olduğu bir algı türü olarak haptik algı terimi, dokunsal ve görsel algıya eşit bir mesafede konumlanmaktadır. Haptik kavramı ile sanat nesnesinin bir arada ele alınabilirliğini malzeme algısı ve dokunsal algı/deneyim odağında fenomenolojik bir yaklaşım ile araştırma fikri, bu çalışmanın temelini oluşturmaktadır. Araştırma ve çalışmanın motivasyonu, dokunma duyusuna fenomenoloji ve moleküler biyofizik odaklı bir yaklaşım ile "haptik" teriminin çerçevesinin yeniden tanımlanması ile sanat nesnesi üzerine yeni bir okuma, eleştiri, yorumlama, deneyimleme yöntemini geliştireceğinin ve bu yaklaşımın sanat teorisi ve felsefesi bağlamında potansiyel barındırdığının düşünülmesidir. Bu bağlamda Merleau-Ponty'nin algı fenomenolojisi temelinden çıkışla sanat eserleriyle kurulan ilişki, etkileşim ve ilişkisellik üzerinden şekillenen bir sanat eseri eleştirisi/incelemesi yaklaşımının imkânını sorgulamak bu çalışmanın hedefi olarak belirlenmiştir. Göz hegemonyasının bir eleştirisi olarak anti-oküler yaklaşımın altında, duyulararası işbirliği ve eşitliği zemininde, görme ve dokunmanın birbirine içkin olarak ele alınması ve bu yaklaşımın literatür için henüz yeni sayılabilecek bir terim olan "haptik" çerçevesinde geliştirilmesinin 20. yüzyıla değin göz hegemonyasının neden olduğu boşluğu doldurması amaçlanmıştır. Sanat felsefesi çerçevesinde bir estetik teorisi geliştirmek amacıyla tanımlanan haptik sanat nesnesi eleştirisi ile farklı dönemlerden sanat eserleri ele alınmıştır. Bu bağlamda Jan van Eyck'in "Arnolfini'nin Portresi" ve Hans Holbein'in "Elçiler" tablosu, Edith Clifford Williams'ın "Marius de Zayas'ta Dokunma için Alçı", Meret Oppenheim'ın "Kürk Kaplı Çay Fincanı" ve Louise Bourgeois'nın "Çift" serisi haptik eleştiri perspektifinden yola çıkılarak ayrıntılı bir şekilde çözümlenmiştir. Çağdaş sanat ortamında haptik stratejiler etkin bir rol oynamaktadır. Plastik sanatlar, sinema, yeni medya ve interaktif sanat, endüstriyel tasarım, robotik ve artırılmış gerçeklik bu konuda geniş bir olanaklar ve olgular yelpazesi sunmaktadır.