Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Yönetimi Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EMRE SAVUT
Danışman: LEVENT YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Merkez-çevre paradigması yöneten-yönetilen ilişkisini kültürel değerler üzerinden açıklaması nedeniyle Türk siyasal hayatı çalışanlar arasında büyük oranda kabul görmüş ve bu kuram siyasal hayatın hemen hemen tüm önemli dönüm noktalarının açıklanmasında adeta bir cevap anahtarı olarak kabul edilmiştir. Anlaşılırlığındaki basitlik ve ortaya koyduğu düşüncelerin Türk siyasal hayatının önemli olaylarıyla örtüşmesi, paradigmayı hakim paradigma konumuna getirmiştir. Paradigmanın önemli kabullerinden biri, çevrenin değerlerinin merkeze yerleşmeye başlaması durumunda merkezin aktörlerinin sisteme müdahale edeceği ve merkezin değerlerinin yeniden üretileceğine ilişkindir. Ancak, Türk siyasal hayatında merkezin çevreye yönelik müdahalelerinin sonuçları detaylı olarak incelendiğinde merkezin değerlerinin yeniden üretiminin söz konusu olmadığı görülecektir. Bu nedenle paradigmanın egemenliği tartışmalıdır. Merkez-çevre paradigmasının bir diğer önemli kabulü ise merkezin tek ve değişmez olduğudur. Ancak 1980'li yıllarla yaşanmaya başlayan süreç, özellikle 2000'li yılların siyasal iktidar yapılanması dikkate alındığında merkezin bölündüğünü ve değiştiğini göstermektedir. Dolayısıyla Türkiye siyaseti için yeni bir merkez tanımlanması zorunluluğu doğmuştur. Bu çalışma merkez-çevre paradigmasının mutlaklığını ve merkezin değişmezliğini sorgulamaktadır. Bu bağlamda 1920'li yıllardan başlayarak merkez ve çevre mücadelesi ele alınmış, mücadelenin önemli uğrakları arşiv araştırması sonucu elde edilen bilgilerle ayrıntılı olarak incelenmiştir. Bu incelemeler sonucunda, merkez-çevre paradigması hakkında iki önemli sonuca ulaşabiliriz. Birincisi, merkez-çevre paradigması, 1960'tan sonra Türk siyasal yaşamının açıklamasında hakim bir paradigma olarak kullanılamaz. İkincisi, 2000'li yıllarla birlikte geleneksel merkez değişmiş ve geleneksel çevre merkeze yerleşmiştir. Anahtar Kelimeler: Merkez-Çevre, Din-Devlet İlişkileri, Bürokrasi, Adalet ve Kalkınma Partisi, Yeni Merkez.