Üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri, psikolojik iyi oluş ve dijital bağımlılık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Eğitim Bilimleri Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DAMLA GEZER
Danışman: Fatma Ebru İkiz
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada temel amaç, üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri, psikolojik iyi oluş düzeyleri ve dijital bağımlılık düzeyleri arasındaki ilişkinin incelenmesidir. Bu amaç doğrultusunda üniversite öğrencilerinin kişilik özelliklerinin, psikolojik iyi oluş düzeyleri ve dijital bağımlılık düzeylerini açıklayıcı etkisinin tespit edilmesi amaçlanmıştır. Çalışma kapsamında üniversite öğrencilerinin kişilik özelliklerinin, psikolojik iyi oluş düzeylerinin ve dijital bağımlılık düzeylerinin cinsiyet, yaş, sınıf düzeyi, eğitim aldıkları bölüm ve dijital medya araçlarını günlük ortalama kullanma sürelerine göre farklılaşmasını ortaya koymak amaçlanmaktadır. Mevcut araştırma kapsamında ilişkisel tarama modelinden yararlanılmıştır. Araştırmanın evrenini 2020-2021 yılları arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesinde eğitimine devam eden öğrenciler oluşturmaktadır. Araştırmanın örneklemini ise 318 üniversite öğrencisi oluşturmaktadır. Katılımcıların %83'ü kadın, %17'si erkektir ve yaşları ortalama 21'dir. Araştırmada verilerin toplanması için araç olarak katılımcıların cinsiyet, yaş, sınıf düzeyleri, hangi bölümde okudukları ve dijital medya araçlarını günlük kullanım süresi bilgilerinden oluşan kişisel bilgi formu ile On-Maddeli Kişilik Ölçeği, Psikolojik İyi Oluş Ölçeği (PERMA) Dijital Bağımlılık Ölçeği kullanılmıştır. Verileri analiz etmek için SPSS 16.0 programından yararlanılmıştır. Cinsiyete göre analizlerde ölçek toplam puan ve ölçeklerin alt boyutlarının puanları normal bir dağılım göstermiştir böylece bağımsız iki örnekleme t testi analizi yapılmıştır. Yaşa göre oluşturulan grupları, sınıf düzeyine göre, bölüm ve dijital medya araçlarını günlük kullanım süresi değişkenlerine ait karşılaştırmalarımızda ise ANOVA testi kullanılmıştır. LSD post hoc testi ise karşılaştırmalarda farkın kaynağını bulmak için kullanılmıştır. Kişilik özellikleri, psikolojik iyi oluş ve dijital bağımlılık değişkenleri arasındaki ilişkinin analizinde Pearson korelasyonundan yararlanılmıştır; kişilik özelliklerinin psikolojik iyi oluş ve dijital bağımlılık üzerindeki açıklayıcı etkiyi tespit edebilmek için çoklu regresyon analizi yapılmıştır. Çalışmada istatistiksel anlamlılık düzeyi 0.05 (p<0.05)tir. Sonuçlar, cinsiyete göre incelendiğinde, erkek katılımcıların duygusal dengelilik düzeyi ve kadın katılımcıların olumsuz duygular düzeyi yüksektir. Kadınların dijital bağımlılık, nüksetme ve bırakamama düzeyleri erkeklerden anlamlı düzeyde daha yüksektir. Araştırma sonuçları yaşa göre incelendiğinde 22 yaş altı üniversite öğrencilerinde dijital bağımlılıkların hayatın akışını engelleme düzeyinin yüksek olduğu anlaşılmaktadır. 18-19 yaş grubu katılımcıların duygusal dengelilik puanları diğerlerine göre anlamlı düzeyde daha düşük, 18 ile 19 yaşlarında olan ve 20 ile 21 yaşlarında olan grupların katılımcılarında yumuşak başlılık puanları, 24 yaş ve üstü katılımcıların puanlarına göre anlamlı düzeyde daha yüksektir. 22-23 yaş grubu katılımcıların başarı puanı diğer gruplara göre daha yüksektir. Araştırma sonuçları sınıf düzeyine göre incelendiğinde 1. Sınıfta öğrenim gören üniversite öğrencilerinde aşırı kullanım görüldüğünü ve bu durumun onların hayat akışını engellediğini, psikolojik iyi oluş düzeylerinin diğer yaş gruplarından daha düşük olduğunu ortaya koymaktadır. Araştırma sonuçları bölüme göre incelendiğinde, matematik, Türkçe, PDR, fen bilimleri, sosyal bilimler, sınıf öğretmenliği ve yabancı dil bölümlerinde öğrenim gören katılımcıların ilişkiler puanı; PDR, fen bilimleri ve sosyal bilimler bölümlerinde öğrenim gören katılımcıların anlam puanı; matematik, fen bilimleri, yabancı dil ve sınıf öğretmenliği bölümlerinde öğrenim gören katılımcıların yumuşak başlılık puanları; diğer bölümlerde öğrenim görenlere göre anlamlı düzeyde daha yüksektir. PDR, sosyal bilimler, yabancı dil ve sınıf öğretmenliği bölümlerinde öğrenim gören katılımcıların duygusal dengelilik puanları, Türkçe, matematik ve resim/müzik bölümlerinde okuyanların puanına göre daha yüksek olarak saptanmıştır. Türkçe, matematik, PDR bölümlerinde okuyanların dijital bağımlılık puanı, fen bilimleri bölümünde okuyanlara göre daha yüksektir. Araştırma sonuçları dijital medya araçlarının günlük kullanım süresine göre incelendiğinde, günlük 3 saat ve üstü kullanan üniversite öğrencilerinin dijital bağımlılık düzeylerinin yüksek olduğu saptanmıştır. Üniversite öğrencilerinin dijital medya araçlarını kullanım süresi azaldıkça başarı düzeyinin arttığı, dijital medya araçlarını kullanım süresi arttıkça olumsuz duygulanım düzeyinin yükseldiği saptanmıştır. Dijital medya araçlarını günlük 5 saat ve daha uzun süre kullanan katılımcıların nüksetme puanı, dijital medya araçlarını günlük 1-2 saat kullanan katılımcıların puanına göre anlamlı düzeyde daha yüksektir. Dijital medya araçlarını günlük 9 saat ve daha uzun süre kullanan katılımcıların hayatın akışını engelleme puanı, dijital medya araçlarını günlük 1-6 saat kullanan katılımcıların puanına göre anlamlı düzeyde daha yüksektir. Dijital medya araçlarını günlük 7 saat ve daha uzun süre kullanan katılımcıların duygu durumu puanı, dijital medya araçlarını günlük 1-6 saat kullanan katılımcıların puanına göre anlamlı düzeyde daha yüksektir. Dijital medya araçlarını günlük 3 saat ve daha uzun süre kullanan katılımcıların bırakamama puanı, dijital medya araçlarını günlük 1-2 saat kullanan katılımcıların puanına göre anlamlı düzeyde daha yüksektir. Araştırmanın sonuçları, psikolojik iyi oluş düzeyinin dijital bağımlılık düzeyi ile negatif yönlü ilişkili olduğunu ortaya koymaktadır. Kişilik özelliklerinin psikolojik iyi oluş boyutları ile pozitif yönde anlamlı ilişkisi olduğunu, olumsuz duygular alt boyutu ile psikolojik iyi oluşun negatif yönde anlamlı ilişkisi olduğunu ortaya koymaktadır. Sonuçlar, üniversite öğrencilerinin kişilik özellikleri değişkenlerinin birlikte psikolojik iyi oluş değişkenindeki değişimin yaklaşık %37'sini açıkladığını ortaya koymaktadır. Modele göre duygusal olarak dengeli, sorumlu ve dışa dönük kişilik özellikleri, psikolojik iyi oluşta artışa neden olmaktadır. Üniversite öğrencilerinin kişilik özelikleri değişkenlerinin birlikte dijital bağımlılık değişkenindeki değişimin yaklaşık %11'ini açıkladığı saptanmıştır. Modele göre duygusal olarak dengeli ve sorumlu kişilik özellikleri, dijital bağımlılıkta azalmaya neden olmaktadır.