Multipl sklerozlu hastalarda tedavide kullanılan Interferon Beta'ya karşı gelişen blokan ve nötralizan antikorların klinik ve radyolojik bulgular üzerine etkileri


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2010

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: DERYA KAYA

Danışman: EGEMEN İDİMAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç ve HipotezInterferon beta (IFNß), multiple sklerozda (MS) ilk sıradaki immun tedavi seçeneklerindendir. Bazı hastalarda IFNß'nın tekrarlayan enjeksiyonları IFNß antikorlarının oluşumuna neden olabilmektedir. Bu antikorlar, molekülün biyolojik aktivitesini etkilemeyen blokan antikorlar (BAb) ve tedavi etkinliğinde azalmaya neden olan nötralizan antikorlar (NAb) olarak adlandırılmaktadır. Bununla birlikte, bu antikorların etkisi tartışmalara konu olmaya devam etmektedir. Bu çalışmanın amacı, MS'li hastalarda gelişen BAb ve NAb sıklığını, bu antikorların klinik ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) üzerine etkilerini değerlendirmektir.YöntemÇalışmaya en az 18 aydır IFNß kullanan 102 MS hastası dahil edildi. Çalışmanın başlangıcında ve bir yıl sonra, örneklerin BAb tayini için, capture enzyme-linked immunosorbent assay (cELISA) kullanıldı. NAb'lar Miyxovirus Protein A (MxA) messenger RNA (mRNA) indüksiyon yöntemi (real-time polymerase chain reaction -PCR) ile çalışıldı. Klinik etkinlik; atak hızı ve EDSS (Expanded Disability Staus Scale) skorları temelinde değerlendirildi. IFNß tedavisinin Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG) üzerine etkinliğin ölçütleri olarak T1 ağırlıklı post-gadolinium hiperintens lezyonlar ve T2 lezyon hacmi kullanıldı.BulgularÇalışma başlangıcında, IFNß-1b ile tedavi edilen 49 hastanın %40.8'inde BAb saptanırken, IFNß-1a SC ile tedavi edilen 40 hastanın %15'inde, IFNß-1a IM ile tedavi edilen 13 hastanın %7.7'sinde BAb pozitifti. IFNß-1b kullanan hastaların %12.2'sinde, IFNß-1a SC kullananların %7.5'inde NAb bulundu. Ancak, IFNß-1a IM kullanan hastaların hiçbirinde NAb pozitif saptanmadı. Kalıcı NAb pozitiflik %5.2 olarak bulundu. İzlemde kalıcı NAb pozitif hastaların %60'ının atak geçirdiği gözlendi (p=0.330). Kalıcı NAb negatif hastaların, kalıcı NAb pozitif hastalara göre atak hızı fark ortalaması daha fazlaydı (p=0.024). Hastalık progresyonu üzerine ikna edici hiçbir kanıt yoktu. Radyolojik açıdan ise, kalıcı NAb pozitifliğinin T2 lezyon hacmini ve kontrast tutan lezyon sayısını etkilemediği gösterildi.SonuçÇalışmamızda, NAb pozitif hastaların sıklığı yapılan benzer çalışmalara göre daha az bulunmuştur. Bu, Türk MS hastalarındaki genetik özellikler nedeniyle olabileceği gibi ilacın uzun dönemde immunojenitesindeki değişiklik nedeniyle de olabilir. Önceki çalışmaların sonuçları ile uyumlu olarak, IFNß-1b'nin, IFNß-1a SC'den ve IFNß-1a SC'nin de IFNß-1a IM'ye göre daha immunojenik olduğu gösterildi. IFNß'ya karşı gelişen NAb'ların atak hızı ve MRG aktivitesi temelinde terapötik etkinliği azalttığı izlendi. Bu çalışma sonuçları, BAb ve NAb'ların sıklığının, literatürdeki veriler kadar yüksek olmasa bile hastaların IFNß tedavisine yanıtsız hale gelebileceklerini göstermektedir.