Müzikal ve Liderlik Yönleri Açısından Bir Arketip Olarak Orkestra Şefi
Tezin Türü: Sanatta Yeterlik
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Müzik Ana Sanat Dalı (Konservatuvar), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: İSMAİL HAKKI BURDURLU
Danışman: Elif Aktuğ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bestecilerin yapıtlarında 'yaratma tavrı' ve 'imgelem' söz konusu olduğundan bestecinin düşün dünyasına girmek orkestra şeflerinin öncül girişim alanı olarak görülebilir. Orkestra şefinin yorumlaması gereken müzik eseri, kompleks aşamalardan bütünsel bir çözümlemeye giden birçok yaklaşım ile ortaya çıkarılabilir. Orkestra şefinin ikincil girişim alanı olan müziğin prova ve konser süreci, orkestra ile iletişimi en kritik süreç olarak düşünülebilir. Bu bakış açısı ile, orkestra şefinin müzik ve orkestra arasında önemli ve detay gerektiren bir işlev edindiği görülebilir. Arkeolojik bir bakış açısıyla şef ve/veya şeflik olgusu, müzik toplulukları kadar antik bir olgu olup değişen insan ile farklı işlevlerde kendini yenilediği bilinmektedir. Antik Mısır ve Yunan ile Avrupa medeniyetindeki müzik topluluklarında şefliğin görünümü, değinilen etnolojik ve etimolojik çıkarımlara bağlı olarak ortak bir öze sahip olduğunu göstermektedir. Devamındaki tarihsel süreçte orkestra şefliği, Avrupa kültüründe 19. yüzyılda belirgin bir figür olarak ortaya çıktığında gelişmiş yapısal ve işlevsel özellikler kazanarak özünü dikkat çekici şekilde zenginleştirdiği düşünülmektedir. Diğer bir ifadeyle zaman içinde bu türden görevler icra etmiş kişiler üzerinden içerik ve görev tanımı olarak aynı işi yapıyor olmaları sebebiyle işlevsel bir sembol olarak arketipe dönüştüklerini iddia etmek rasyonel bir çıkarsama niteliğindedir. Bu açıdan 'Müzikal ve Liderlik Yönleri Açısından Bir Arketip Olarak Orkestra Şefi' başlıklı bu çalışmanın ilk bölümü, müzik ve psikoloji kavramlarının bağlamsal açıdan birlikte kullanımları ile arketip kuramına yaklaştırılmasını amaçlamaktadır. İkinci bölümde orkestra şefinin tarihsel süreçteki sanatsal ve işlevsel durumuna dair eylem/söylemleri içeren yazındaki ifadelere yer verilmiştir. Üçüncü bölümde, ilk olarak orkestra şefinin müzik eserini anlamlandırma ve jestsel iletişimi sürecindeki deneyimi üzerine fenomenolojik ve semiyotik yaklaşımlara odaklanılmıştır. Bu haliyle ikinci bölümdeki orkestra şefi görünümüne dair yapısökümcü bir bakış açısı oluştuğu söylenebilir. Üçüncü bölümün sonunda orkestra ile olan etkileşimi açısından sosyo-psikolojik dış hatları ile orkestra şefinin liderlik özelliklerine yer verilmiştir. Özetle disiplinler arası perspektifte incelemeye yönelik yaklaşımlar kullanarak orkestra şefinin, besteci ve orkestra arasındaki durumunu anlama çabası gösterilmiştir. C.G. Jung'un arketip kuramından kotarılan modelleme ve toplanan verilerin neticesinde orkestra şefinin bir arketip olup olmadığı tartışılmaya çalışılmıştır. Orkestra şefinin, müzik eseri ve orkestra arasındaki işlevinin müzikal yönlendirme için jest ve el hareketleri olduğundan bu iletişim düzeyinin 'kolektif bilinçdışı' bir alandan beslendiği düşünülebilir. Diğer bir ifadeyle orkestra şefinin kullandığı jest ve el hareketlerin, başlangıçta sadece tempo/ritimsel işleve sahip olduğu bilinmektedir. Bu işlevini halen sürdürse de 'bulunduğu zaman' (zeitgeist) tavrına bağlı olarak müziğin ifadesinde doğrudan bir işlev üstlendiğinden farklı bir konsept geliştirmiştir. Orkestra şefleri antik dönemde önemli organizasyonlarda müzik topluluğunun bir arada ve uyumlu şekilde görev yapmasını sağlayan sahnenin önünde adeta bir koordinatör olarak göründüğü düşünülmektedir. Modern anlamda ise temelde aynı işlevin gelişmiş görünümünü sergilediğinden lider olarak kabul edilmektedir. Bu anlamda müzik ve psikoloji disiplinlerinin bir arada olduğu paradigmalara bağlı olarak orkestra şefliğinin arketip modellemesi, 'kolektif öz' iddiasıyla zemin ve bağlama kavuşturulmuştur. Bu modelleme ile, bu zamana kadarki süreçte orkestra şefinin oluşturduğu form ve topluluğu içindeki konumunun (jest hareketleri, atfedilen özellikleri, müzik eseri ve orkestra ile olan bağlantısı) arketipsel bir malzemeden beslendiği savunulmaktadır. Bu çalışmada disiplinler arası paradigmalar ile orkestra şefinin betimsel tanımlaması yapılmıştır. Çeşitli yollarla arketipsel bir öze eriştiği varsayımı üzerinden müzikal ve liderlik özelliklerini anlamlandırılmaya çalışılmıştır. Ayrıca sunulan değerlendirmeler ile Jungçu bir 'kendileşme' (self realization) süreci yaratılarak orkestra şefinin çalışma evreninde tatminkar ve tam potansiyele ulaşabilmesi amaçlanmıştır. Anahtar Kelimeler: Kolektif Bilinçdışı, Orkestra Şefi, Arketip, Fenomenoloji, Semiyotik