Economic interdependence and security in Southeast Asia: A realist analysis


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: İngilizce

Öğrenci: PELİN DRUBKOWSKI

Danışman: GÜL MEHPARE KURTOĞLU ESKİŞAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Çin uyguladığı liberal reformlar sonucunda uluslararası ekonomiye entegre oldu. Bunun bir sonucu olarak önemli bir ekonomik gelişmeye imza attı ve dünyanın en büyük ikinci ekonomisi haline geldi. Böylece, Çin'in ekonomik yükselişi Asya-Pasifik'in ekonomik ilerlemesini ve güç diplomasisini ne yönde etkileyeceği günümüz uluslararası ilişkilerinde önemli bir konu haline geldi. Bu etki Çin'in 1997 Asya Ekonomik Krizi boyunca güneydoğu asyadaki komşularına finansal destek sağlamasıyle başladı. Çin'in yardımları ile bölge ekonomisi canlanmaya başladı ve ticaret ile yatırım akışında ciddi bir artış yaşandı. Güneydoğu Asya ülkeleri özellikle de Filipinler ve Vietnam ekonomik büyümelerinin devamlılığını sağlamak adına, Çin'in sağladığı ekonomik fırsatlardan faydalandılar. Bu yüzden, Çin ile ekonomik ilişkilerini bir çok farklı yönde geliştirdiler. Bu iki ülke Çin'e pazar, hammade, enerji kaynakları ve ara ürün sağlarken karşılığında finansal destek ve ticarette düşük tarife gibi ayrıcalıklar elde ettiler. Çin ile gelişen ekonomik ilişkileri sonucunda ticaret hacimlerini önemli ölçüde artırdılar. Tüm bu gelişmeler sözü geçen ülkelerin ekonomileri arasında karşılıklı bağımlılığın artmasına yol açtı. Bu noktada, gelişmiş ekonomik ilişkilerin, güvenlik ilişkilerini nasıl etkilediği sorusunu sormak önemli hale gelmiştir. Bu çalışma, Çin-Filipinler ve Çin-Vietnam arasındaki ekonomik karşılıklı bağımlılığın, Güney Çin Denizi anlaşmazlığındaki güvenlik politikaları üzerinde realist uluslararası ilişkiler perspektifinden nasıl etkilendiğini incelemeyi amaçlamaktadır. Birincisi, bu çalışma yukarıda bahsedilen ülkeler arasında inkar edilemez bir ekonomik karşılıklı bağımlılık olduğunu ve Filipinler ile Vietnam'ın ekonomik olarak kırılgan bir konumda olduğunu iddia etmektedir. İkincisi, bu çalışma, ekonomik dayanışmanın yüksek çatışma maliyeti nedeniyle devletler arasında barışçıl ilişkilere yol açacağı yönündeki neoliberal iddia karşı çıkmaktadır. Neoliberal varsayımdan farklı olarak, bu çalışma, güvenlik meseleleri söz konusu olduğunda devletlerin güvenlik tehditlerini tolere edemeyeceğini belirtmektedir. Devletler, güvenlik sorunları ve politikalarını, devletin hayatta kalması ve toprak bütünlüğü ile bağlantılı olduğu için çok önemli olarak görmektedir. Bu çerçevede, bu çalışma Filipinler ve Vietnam'ın Çin'in saldırganlığına hiçbir ekonomik kayıp gözetmeden nasıl karşılık verdiğini ortaya koymaktadır. Buna ek olarak, bu çalışma ekonomik karşılıklı bağımlılık veya kırılganlığa sahip olmanın, Filipinler ve Vietnam'ın Güney Çin Denizi anlaşmazlığında Çin menfaatlerine ters davranmasını engellediğine dair bir kanıt olmadığını savunmaktadır.