Tarihsel süreçte dokumacılık- mekan ilişkisinin koruma amaçlı değerlendirilmesi: Tire-Kula-Buldan örneği


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Mimarlık Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2009

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NEZİHAT KÖŞKLÜK

Danışman: ESTER ETİ AKYÜZ LEVİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İzmir'in hinterlandında konumlanan Tire, Kula ve Buldan'da yerel, ulusal ve ulus aşırı ölçeklerde faaliyet gösteren, en önemli iş ve sanat dalı olarak dokumacılık, kent dokularının ve mimarilerinin biçimlenmesine doğrudan etki etmiştir. Dokumaları ve geleneksel dokularıyla tanınan bu üç kentte, dokumacılık ve geleneksel mimari arasında güçlü bir ilişki vardır. Özellikle Endüstri Devrimi'nden günümüze kadarki tarihsel süreçte, dokumacılık alanında olan değişimler, mekansal anlamda da değişimlere neden olmuştur.Bu süreç incelendiğinde, üç kentte de ev-işlik-aile emeği birlikteliği ve el tezgahları geleneği üzerine temellenen dokumacılığın, bazı ortak noktalar dışında farklı bir seyir izlediği görülmektedir. Tire ve Kula'da dokumacılık geleneği, yeni çağın gerektirdiği modern tezgahların geleneksel evlere girmesine gerek kalmadan, önemini yitirmiş ve neredeyse yok olmuştur. Geleneksel ev dokumacılık anlamında herhangi bir dönüşüme uğramadan, ev-işlik ilişkisi çözülmüştür. Buldan'da ise ağırlıklı olarak, geleneksel el tezgahlarının yerini modern tezgahlar almış ve ev-işlik ilişkisi, sonuçları tartışmalı da olsa, yeni bir boyut kazanarak, yeni düzenlemelerle devam etmiştir. Denilebilir ki, Buldan'da tarihsel süreçte değişmeyen tek şey, dokumacılığın devam ettirilmesidir. Tüm dönüşümlere rağmen Buldan dokumacılığı, ortaya çıktığı ilk zamanlardan günümüze kadar, ağırlıklı olarak ev-işlik-aile emeği birlikteliği ilkesine göre sürdürülmektedir.Bu tezde, ele alınan bu üç kentin farklı konum, coğrafya ve dokuma ekonomilerinin ortaya çıkardığı tespitler, bir bilgi olarak koruma alanına aktarılmaktadır. Osmanlı dokuma üretim merkezleri özelinde koruma yaklaşımlarının ne olması gerektiği, genel geçer koruma yaklaşımları yerine, bu kentlere özgü insan-mekan-üretim ilişkileri sorgulanarak tartışılmaktadır. Böylece, koruma alanına yönelik yeni bir veri alanı oluşturulması, ilgili kurum ve aktörlere uygulamalarında yeni ve sağlıklı yaklaşımlar kazandırılması hedeflenmektedir.