Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Psikoloji Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SILA DERİN
Danışman: ORÇUN YORULMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bilişsel Yanlılık Değişimleme (BYD), bir dizi uyaranın psikopatoloji ile ilişkili bilişsel yanlılıklar üzerinde bir değişim sağlamak amacı ile kullanıldığı paradigmaları içeren deneysel bir yöntemdir. BYD, diğer pek çok psikopatolojide olduğu gibi Obsesif Kompulsif Bozuklukta (OKB) da etkili bir yaklaşım olarak gündeme gelmektedir. Ancak, bugüne kadar yapılan çalışmalarda yanlılıkların sadece birine odaklanıldığı görülmektedir. OKB'nin bilişsel modellerinde bütün yanlılıkların bozukluğun ortaya çıkması ve sürdürülmesinde bir süreklilik arz ettiğine ve bütüncül değerlendirilmesi gerekliliğine dair yaygın görüş göz önünde bulundurulduğunda, her iki yanlılığı da hedef alan bir müdahaleden elde edilecek sonuçların daha kapsayıcı, geçerli ve olumlu olacağı düşünülmektedir. Bu doğrultuda araştırmanın amacı, yüksek düzeyde OKB belirtileri gösteren yetişkinlerde hem dikkat hem de yorumlama yanlılığına müdahaleyi içeren İnternet Temelli Birleştirilmiş Bilişsel Yanlılık Değişimi (iBBYD) uygulamasının OKB belirtileri, obsesif inançlar, dikkat ve yorumlama yanlılıkları, kaygı, depresyon, stres ve duygudurum üzerinde etkililiğini incelemektir. Araştırmanın örneklemi, yüksek şiddette OKB belirtileri rapor eden, yaşları 18 ile 40 arasında değişen (Ort. = 26.5, SS = 5.93) toplam 82 yetişkin katılımcıdan (65 kadın, 17 erkek) oluşmaktadır. Katılımcılar, iBBYD, sadece dikkat yanlılığı değişimini içeren müdahale (iBYD-D), sadece yorumlama yanlılığı değişimini içeren müdahale (iBYD-Y) ve bekleme listesi kontrol grubu (KG) koşullarından birine seçkisiz olarak atanmıştır. Veri toplama araçları olarak Kişisel Bilgi Formu, DSM-5 Birinci Düzey Kesitsel Belirti Ölçeği-Erişkin Formu, Padua Envanteri-Washington Eyalet Üniversitesi Gözden Geçirilmiş Formu, Obsesif İnançlar Anketi-44, Depresyon Anksiyete Stres Ölçeği-21 ve Pozitif ve Negatif Duygu Ölçeği kullanılmıştır. Ayrıca katılımcıların dikkat yanlılıklarını değerlendirmek için standart nokta izleme görevi ve yorumlama yanlılıklarını değerlendirmek için senaryoları tanıma görevi gibi deneysel görevler kullanılarak davranışsal ölçümler de alınmıştır. Veri toplama araçları katılımcılara müdahale öncesinde, müdahale sonrasında ve müdahaleden 1 ay sonra uygulanmıştır. Davranışsal ölçümler ise yalnızca müdahale öncesinde ve müdahale sonrasında alınmıştır. Elde edilen veriler, 4 x 3 son faktörde tekrar ölçümlü karışık desen ANOVA ile analiz edilmiştir. Davranışsal ölçümlerden elde edilen veriler ise, 4 x 2 son faktörde tekrar ölçümlü karışık desen ANOVA ile analiz edilmiştir. Analiz sonuçları, iBBYD'nin OKB belirtilerini, obsesif inançları ve yorumlama yanlılıklarını azaltmada etkili olduğunu göstermiştir. OKB belirtileri ve obsesif inançlarda elde edilen değişim izlem ölçümlerinde de korunmuştur. iBBYD'nin dikkat yanlılığı, depresyon ve negatif duyguları azaltma, pozitif duyguları arttırma açısından beklenen etkisi görülmemiş; kaygı ve stres söz konusu olduğunda ise bu etki yalnızca izlem ölçümlerinde ortaya çıkmıştır. Obsesif inançları ve yorumlama yanlılıklarını azaltmada ise iBBYD'nin iBYD-D'den daha etkili olduğu görülmüştür. Ayrıca yorumlama yanlılıklarını azaltmada iBBYD'nin, KG'den de anlamlı bir şekilde farklılaştığı söylenebilir. Ek olarak, uyarlanmış tedavi amacı analizi sonucunda söz konusu bulguların büyük ölçüde korunduğu görülmüştür. Bulgular ve araştırmanın sınırlılıkları, ilgili alanyazın ışığında tartışılmış ve gelecek araştırmalara ve klinik uygulamalara yönelik önerilerde bulunulmuştur.