Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğrenicilerinin Retorik Soruların İşlevlerine ve Kullanımına Yönelik Farkındalıkları


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Yabancı Dil Olarak Türkçe Öğretimi Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2026

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ECE ŞAHPAZOĞLU

Danışman: Funda Uzdu Yıldız

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu çalışma, yabancı dil olarak Türkçe öğrenenlerin retorik soruların işlevlerine ve kullanımlarına yönelik edimbilimsel farkındalık düzeylerini belirlemeyi amaçlamaktadır. Araştırma, nitel verilerin kullanıldığı genel tarama modellerinden karşılaştırma türü ilişkisel tarama modeli yaklaşımına dayanmaktadır. Çalışmanın katılımcı grubunu, Türkiye'deki çeşitli üniversitelerin dil öğretim merkezlerinde öğrenim gören, farklı ana dillere (Farsça, Rusça, Kazakça, Azerbaycan Türkçesi vb.) ve dil düzeylerine (A1 – C1) sahip 98 uluslararası öğrenci oluşturmaktadır. Ayrıca karşılaştırma amacıyla ana dili Türkçe olan konuşuculardan oluşan bir sağlama grubu araştırmaya dahil edilmiştir. Veri toplama aracı olarak Türkçe dizilerden derlenen ve farklı edimbilimsel işlevleri (şaşırma, onaylama, hayal kırıklığı ve çaresizlik, küçümseme vb.) temsil eden 14 video kesitinden oluşan edimbilimsel farkındalık testi kullanılmıştır. Katılımcılardan videoları izleyerek her sorunun bağlama dayalı işlevini belirlemeleri istenmiştir. Araştırmadan elde edilen bulgular, öğrenicilerin "şaşırma" ve "hayal kırıklığı ve çaresizlik" gibi duygusal tonu yüksek ve tonlama, jest ve mimik gibi ipuçlarının belirgin olduğu işlevleri %90'ın üzerinde bir başarıyla ayırt edebildiğini göstermiştir. Buna karşın, "onaylama", "reddetme" ve "kızma" gibi bağlamsal imaların ve kültürel kodların baskın olduğu işlevlerde başarı oranının düştüğü saptanmıştır. Özellikle ileri düzey (C1) öğrenicilerin bile "Kim bilir?" gibi edimbilimsel belirsizlik içeren yapılarda hata yapması dikkat çekicidir. Araştırma sonucunda, retorik soru algısının sadece dil düzeyiyle değil, Türkçeye özgü kalıplaşmış yapılar ve hedef kültüre maruziyetle doğrudan ilişkili olduğu belirlenmiştir. Bu doğrultuda, Türkçe öğretim programlarında ve ders kitaplarında retorik soruların yapısal özelliklerinin yanı sıra işlevsel ve edimbilimsel bağlamlarıyla da yer alması ve eğitim süreçlerinde otantik video materyallerinden daha fazla yararlanılması önerilmektedir.