Orta Karadeniz Sırtı/Sinop çukurunun neotektoniğinin deniz jeofiziği yöntemleri ile incelenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Deniz Jeolojisi ve Jeofiziği Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SEVİNÇ ÖZEL FÜZÜN
Danışman: Günay Çifci
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Dünyanın en büyük iç denizlerinden biri olarak kabul edilen Karadeniz Havzası Samsun açıklarından Ukrayna açıklarına kadar KB-GD doğrultusunda uzanan Orta Karadeniz Sırtı (OKS) boyunca Karadeniz sularıyla kaplı iki alt havzaya ayrılır: Batı Karadeniz ve Doğu Karadeniz Alt Havzaları. Bu havzalar 12-14 km kalınlığa ulaşan Kretase Güncel yaşlı tortul birikimi ile gerek petrol gerekse de doğal gaz ve gaz hidrat birikimi açısından önemli bir ekonomik potansiyele sahiptir. Çalışmanın konusunu oluşturan Sinop Havzası Batı Karadeniz Alt Havzası'nın güneydoğu ucunda Samsun açıklarından Sinop açıklarına doğru uzanan bir denizaltı çöküntü alanı şeklindedir. Bu çalışmada Sinop Havzası'nın OKS yakınlarındaki sismik stratigrafik özellikleri yüksek çözünürlüklü çok kanallı sismik veriler ile çok ışınlı batimetrik verileri kullanılarak incelenmiştir. Söz konusu veriler Kızılırmak ve Yeşilırmak nehirleri Türkiye'nin en büyük drenaj havzalarına sahip jeomorfolojik elemanlarını oluşturmaktadır. Söz konusu nehirler Kuzey Anadolu Fayı kontrolünde gelişen büklümler oluşturacak şekilde uzun ve kavisli bir yol kat ettikten sonra Samsun açıklarından Karadeniz'e dökülür. Bu nehirlerin drenaj havzaları üzerindeki karasal ortamda yer bilimsel anlamda çok sayıda çalışma yapıldığı halde, nehirlerin denize döküldükleri yelpaze deltaların denizaltı jeolojisi ile ilgili çalışmaları yok denecek kadar azdır. Orta/Doğu Pontid yükseliminin kuzey sınırı boyunca yer alan Kızılırmak (Bafra) ve Yeşilırmak (Çarşamba) delta loblarının Karadeniz suları altında kalan bölümlerinin aktif tektonik özellikleri incelenmiştir. Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsüne bağlı R/V Koca Piri Reis gemisi ile Avrupa Birliği 7. çerçeve projesi olan AlerT (Anatolian pLateau climatE and Tectonic hazards) Projesi (Proje Kodu: 607996) kapsamında veriler toplanmıştır. AlerT Projesi Akdeniz ve Karadeniz ile bağlantılı olan bu projede Anadolu Levhası'nın yükselimi, basen oluşumları ve bunları etkileyen tektonik durumlar incelemeyi hedeflemiştir. Toplanan sismik veriler, Dokuz Eylül Üniversitesi Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Enstitüsü Seislab Jeofizik Laboratuvarı'nda Landmark Graphics'in ProMAX yazılımı kullanılarak işlenmiş ve Sismic Micro Tech'in Kingdom Suite yazılımı kullanılarak analiz edilmektedir. Çalışma alanı Orta Karadeniz Sırtı (OKS)'nın güneydoğu bölümünde yer almaktadır. Bu bölüm OKS'nı oluşturan yapısal elemanlar ile Karadeniz havzasını güneyden sınırlayan yapısal elemanların kesiştiği bölgede bulunmaktadır. Sinop Havzası, Kızılırmak Nehri kıyı ötesi alanı, Karadeniz'in Türkiye kıyısından Archangelsky Sırtı'na kadar olan açık deniz alanı, elde edilen yeni yüksek çözünürlüklü çok kanallı sismik yansıma verileri ve çok ışınlı batimetrik verilerle araştırılmıştır. Çok ışınlı batimetri haritası alanda dört farklı kanal yapısı ortaya koymuş, bunlardan biri Yeşilırmak Nehri deltasında aittir. Diğerleri Kızılırmak deltasına ait olup birleşerek Batı Karadeniz Havzası'na doğru akan daha büyük bir kanal oluşturmaktadırlar. Sismik veriler Karadeniz güney kıyıları ve OKS' na paralel uzanan normal fayların bu kanalları kestiğini ve bölgedeki aktif tektonik yapıları oluşturduğunu göstermektedir. Bu kanallar, asimetrik graben yapıları şeklinde gelişen dar ve derin çöküntü alanlarıdır. Batimetri verileriyle eş zamanlı olarak yorumlanan çok kanallı sismik yansıma verileri Sinop Grabeni'nin aktif faylarını, kanal dolgularını ve paleo-erozyon yüzeylerini göstermektedir. Gözlenen faylar ve üst üste binen tortul birimler, Arcangelsky Sırtı'nın aktif olarak yükseldiğini göstermektedir. Söz konusu yapılar Orta/Doğu Pontid yapısal bloğunun sağ yanal makaslama kuvvetleri etkisinde geliştiğini ve Kuzey Anadolu Fayı'na ait ikinci yapılar sınıfında değerlendirilmesi gerektiğini göstermektedir. Bu verilere göre, Orta/Doğu Pontid yapısal bloğundaki faylanmalar bölgenin sismik aktivitesi bağlamında yeniden ele alınmalı ve bölgede risk oluşturacak bir deprem tehlikesi olarak yeniden değerlendirilmelidir.