Dokuz Eylül Üniversitesi Hastanesi nefroloji kliniğinde takip edilen erişkin birincil membranöz glomerülonefritli hastalarda klasik prognoz kriterlerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ERHAN ADALI

Danışman: CANER ÇAVDAR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Kliniğimizde takip edilen birincil membranöz glomerülonefritli hastalarda klasik prognoz kriterlerinin değerlendirilmesidir. Yöntem: Araştırmamız retrospektif bir araştırma olarak tasarlanarak, 01 Kasım 2017-01 Temmuz 2018 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Araştırma grubunu; 18 yaş ve üzeri, böbrek biyopsisi merkezimizde elde edilmiş biyopsi incelemesi ve klinik değerlendirme sonucu birincil membranöz nefropati tanısı almış, biyopsi yeterlilik kriterlerini karşılayan (en az 8 sklerotik olmayan glomerül dokusu) hastalar dahil edilmiştir. Araştırma grubunun demografik-klinik verileri, böbrek biyopsisinden elde edilen histopatolojik bulgular ve hastaların aldıkları tedaviler kayıt edilmiştir. Çalışmada elde edilen bulgular değerlendirilirken istatistiksel analiz için SPSS (Statistical Package for Social Sciences) for Windows 22.0 paket programı kullanılmıştır. Bulgular: Kliniğimizde takipli 54 membranöz nefropati tanılı hasta içerisinden; 3 hasta ikincil MN, 12 hasta dış merkez biyopsi tanılı, 2 hastanın yetersiz glomerül sayısına sahip olması ve 7 hastanın da yetersiz laboratuvar verisine sahip olunması sebebiyle toplam 24 hasta çalışma kapsamı dışında bırakılarak kalan 30 hastanın başlangıç klinik ve laboratuvar özellikleri, genel ve böbrek sağkalımları tedaviye verdikleri yanıtlar ile ilişkilendirilerek değerlendirilmiştir. Literatür verilerine paralel olarak tanı yaşının, erkek cinsiyetin, hipertansiyon varlığının, tanı anındaki proteinüri miktarının ve yüksek böbrek kronisite skorunun hastalık prognozuna olumsuz etkisi gözlenmiştir. İstatistiksel olarak anlamlı p değerine ulaşılamamış olması hasta sayısının yeterli olmamasından kaynaklandığı düşünülmüştür. Çalışmamızda günlük idrar protein kaçağı 8 gramdan fazla olan ve böbrek kronisite skoru 2-3 olan olguların tedaviye zor yanıt verdiği, daha az remisyon ve daha sık relapslarla seyrettiği görülmüştür. Sonuç: Literatür verilerine paralel olarak ileri yaş, erkek cinsiyet, hipertansiyon varlığı, proteinürinin ağırlığı (özellikle 8 gr/gün üstü) ve ileri evre histopatolojik hasarlanma bulgularının varlığı hastalık sağkalımına olumsuz etkisi gözlenmiştir. Hastaların proteinüri miktarının yakından izlemi; risk sınıfını, remisyon ve relaps durumunu değerlendirmede ve seçilecek tedavide belirleyici olacaktır. Anahtar Kelimeler: Membranöz Nefropati, Son dönem böbrek yetmezliği, Hipertansiyon