Aidiyet olgusu ekseninde Cumhuriyet Dönemi Türk tiyatrosunda oyun kişileri


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Güzel Sanatlar Enstitüsü, Sahne Sanatları Ana Sanat Dalı (Konservatuvar), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2017

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SEDEF UZGÖREN

Danışman: ASLIHAN ÜNLÜ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Güven ve bağlanmayı tanımlayan aidiyet, insanın ve toplumun temel ihtiyacıdır. İnsanı toplumsal bir varlık yapan, toplulukları bir arada tutan da aidiyettir. Bu yanı ile aidiyet, insan-toplum ilişkilerini anlamlandırma peşinde koşan tiyatroda, Türk toplumunda değişimler açısından önemli olan 1923-1980 yılları arasında kişinin kimliğinin izinin sürülmesine dayanak olmuştur. Cumhuriyet'in ilk yıllarından 1980'li yıllara uzanan süreçte oyun kişisi, ilk yıllarda toplumsal değişimler karşısında tıpkı toplum gibi yeni aidiyetlere uyum sağlamaya çalışarak dramatik kimliğini kazanmış, bu kimliği toplumsal aidiyetlerin değişkenliğine bağlı olarak tekrar tekrar yenilemiştir. Bu dramatik yinelemelerde kişi modern kimliğini, çeşitli biçimlerde toplumsal bilinçte duran geleneksel aidiyetler üzerinden anlamlandırmaya çalışmıştır. Bu çeşitliliği ortaya çıkaran, kişinin geçmiş ve günün aidiyetleri ile çatışmaları, uzlaşmaları, aidiyet krizleridir. Kişinin dramatik kimliğini etkileyen bu çeşitlilik, kendini en çok onun ulusa, aile ve toplumsal cinsiyet rollerine, mekâna aidiyet ilişkilerinde göstermiştir. Bu aidiyet ilişkileri, toplumsal değişimlerle dolu olan 1923-1980 yılları arasında yazılan Türk tiyatrosu oyun metinlerinde, oyun kişilerinin özelliklerinde ve yönelişlerinde meydana çıkmaktadır.