İlkokul çağı normal çocuklarda istirahat EEG'si


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 1990

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ADNAN KAŞ

Danışman: EGEMEN İDİMAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

48 ÖZET. I Bu araştırmada Tarsus (içel) ve Karaisalı (Adana) ilçelerine bağlı 10 köyde toplam 70 aile başkanından anket yoluyla derlenen bilgiler ışığı altında dağ ve orman köylerinin sosyo-ekonomik yapısının ortaya konulması hedeflenmiştir. İncelenen yerleşmeler plansız toplu köy ti pindedlr. Köyleri meydana getiren meskenlerin tamamına yakın (9597,14) bir kısmı çift katlı olup, inşaat malzemesi olarak ahşap ağırlıklı taş, toprak kullanılmıştır. Araştırma kapsamına alınan köylerini 965- 1985 yılları arasındaki nüfusunda kente göç nedeniyle bir azalma görülmektedir. Köyden- kente göç olgusu ardında kırın "itici gücü" yatmaktadır. Köylerin toplam nüfusunun yarıdan biraz fazlasını (SS50,67) kadın nüfus oluşturmaktadır. Diğer taraftan köyleri genç bir nüfus yapısına sahip olup, toplam nüfus içinde 0-14 yaş grubunu oluşturanların payı &34,?5'e ulaşmaktadır. İncelenen ailelerde çekirdek aile tipi yaygındır (&72,86). Bunun nedeni kente göçlerden ileri gelmektedir. Ailelerde aynı çatı altında yaşı yan ortalama aile üye sayısı (6,44) Türkiye ortalamasının (6,2) biraz üzerindedir. Köylerde en çok sözü geçen kişi muhtardır. Bugün kırsal alanda otorite zengin kişiler (ağalar) yerine, seçilmiş ve dolayısıyla "resmi mevki" sahibi olan önder kişilerin elinde bulunmaktadır. Diğer taraftan incelenen köylerde güçlü bir dayanışma, yardı rnlaşma ve işbirliği söz konusu ol up, özellikle köy yararına yapılacak işler için köylü sıkça "imece" ye başvurmaktadır. İncelenen orman köylerinde işlenen arazilerin önemli bir kısmını (%85,32) mülk araziler meydana getirmektedir. Ailelerin işledikleri araziler çok küçük ve isletmelerin 63,00'ünde parsel sayısı 1-3 arasında değişmektedir. Araştırma alanında toplam 1683 dekar arazi işlenmektedir. Bu toplam ekim alanının 1077 dekarından buğday (yaklaşık %64,00), 502 dekarında arpa (%29,83) ve 104 dekarlık alanda da pamuk (556,18) yetiştirilmektedir. Ancak üreticilerin modern tarım tekniklerini takip etmedikleri anlaşılmaktadır. Bu bakımdan yetiştirilen tarla bitkilerinden dekara elde edilen verim azdır ve bitkisel üretim öztüketime yönelik olarak gerçekleştirilmektedir. Görüşülen aile başkanlarının %66,18g1bi önemli bir kısmı arazilerini nadasa bıraktıkları saptanmıştır. Araştırma alanının bio-topografik özelliklerinden dolayı köylerin küçükbaş hayvan varlıkları İçi nde keçi yetiştiriciliği önemli bir paya sahiptir (%86,29) Ayrıca aile ihtiyacı Afin süt sığırı (Yerli ırk) yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Ancak yörede bitkisel üretim gibi hayvan yetiştiriciliği nin de geri düzeyde (ekstansif yöntemlerle) yapıldığı dikkati çekmektedir49' İncelenen köylerde bitkisel ve hayvansal Üretim genellikle öztüketime yönelik olarak yapılmaktadır. Ancak bitkisel üretim, hayvansal üretime göre daha çok kapalı ekonomiye yönelik olarak gerçekleştirilmektedir. Görüşülen denekler arasında pazara yönelik Üretim yapan ailelerin oram %35,7 1 'dir. İncelenen köyler altyapı hizmetleri sağlık ve içme suyu açısından yetersiz durumdadır. Tüm köyler elektriğe kavuşturulmuş olmakla birlikte, elektrik bugün köylerde çoğu kez aydınlanma aracı olarak kullanılmaktadır. Gör üşme yapılan ailelerin eğitim düzeyleri de düşüktür. İlkokul sonrası eğitime devam eden aile üyeleri sayıca azdır. Ayrıca orman köylerinde biçki-dikiş, arıcılık, halıcılık ve marangozluk gibi konularda kurslar açılmış olmakla birlikte, bunlara yeterli ilgi gösterilmediği anlaşılmaktadır. Orköy vb. kooperatiflerin de orman- köylü ilişkilerinin düzenlenmesinde, orman köylülerinin tarımsal girdi ihtiyaçlarının karşılanması konusunda yetersiz kaldığı görülmektedir].. ' Çoğu değ ve orman köyleri nde mevcut olar sorunların çözümlenmesi ve köylerin kalkındırılabilmesi için sağlıklı bir ogranizasyon ile kaynak aktarımının sağlanması ayrıca bu konularla ilgili yeni araştırmaların yapılması gerekmektedir.