Ailesel Akdeniz Ateşi hastalarında gastrointestinal sistem yakınmalarının değerlendirilmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2011

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELİF BÖREKCİ

Danışman: MÜJDE SOYTÜRK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş ve Amaç: Ailesel Akdeniz Ateşi (AAA) ile birlikte bazı inflamatuar hastalıkların ve fibromiyaljinin sıklığının arttığı ve plazma serotonin düzeylerinin düşük seyrettiği gösterilmiştir. Benzer şekilde, irritabl barsak sendromu (İBS) ve dispepsi patogenezinde de serotonin metabolizma değişiklikleri rol alabilmekte ve İBS'na fibromyalji eşlik edebilmektedir. Kolşisinin ise antral gastrik biyopsilerde histopatolojik değişikliklere yol açabildiği ve intestinal motiliteyi uyardığı gösterilmiştir. Bununla birlikte AAA hastalarında İBS, dispepsi ve ishal gibi gastrointestinal sistem (GİS) rahatsızlıklarının sıklığıyla ilgili net bir veri bulunmamaktadır. Bu çalışmanın amacı; AAA'li hastalarda İBS, dispepsi, kabızlık ve ishal gibi GİS hastalıklarının sıklığını belirlemektir.Gereç ve Yöntem: Gelişigüzel örnekleme yolu ile seçilen 200 hastadan, telefon ile ulaşılabilen 149'u yüz yüze görüşme amacıyla hastaneye davet edilmiştir. Araştırmaya katılmayı kabul etmeyen 3 hastaya ek olarak, GİS semptomlarını etkileyebilecek ilaç kullanımı, diabetes mellitus, hipotiroidi, kolon kanseri gibi hastalıkları, gastrointestinal traktus bütünlüğünü bozan operasyon öyküsü olan toplam 27 kişi çalışmadan dışlanmıştır. Sonuç olarak araştırmaya, 122 AAA hastası (Yaş: 40,18±11,85; E/K: 63/59) ile yaş ve cinsiyet açısından benzer 122 gönüllü sağlıklı kontrol (Yaş: 37,46±13,34; E/K: 50/72) dahil edilmiştir. Verilerin toplanmasında Roma III kriterleri temel alınarak hazırlanmış, 31 sorudan oluşan anket formu kullanılmıştır.Bulgular: İBS ve dispepsi sıklıkları sırasıyla hasta grubunda %18 ve %37,7, kontrol grubunda %10,7 ve %35,2 bulunmuş, aralarında istatistiksel fark görülmemiştir. Gastroözofageal reflü (%13,1'e %16,4) sıklığı açısından da 2 grup arasında fark olmadığı saptanmıştır. Ancak hasta grubunda PPI/H2RB kullanımı (%23,8'e %11,5) belirgin oranda fazla bulunmuştur (p: 0,012). Barsak alışkanlıkları değerlendirildiğinde ise konstipasyonun kontrol grubunda (%7,4'e %15,6, p: 0,045), diyarenin ise hasta grubunda (%12,3'e %0, p: 0,001) anlamlı derecede sık olduğu görülmüştür.Tartışma: AAA hastalarında İBS, dispepsi ve gastroözofageal reflü hastalığı (GÖRH) sıklıkları kontrol grubu ve literatürde bildirilen oranlara benzerdir. AAA hastalarının PPI ve H2RB kullanımının kontrollerden daha fazla olması, bu hastalarda dispepsi ve GÖRH sıklığının saptanandan daha yüksek oranda olabileceğini düşündürmektedir. AAA hastalarında saptanan GİS rahatsızlıklarının sağlıklı kontrollere göre artıp artmadığının belirlenmesi için çok daha geniş olgu serilerine gereksinim vardır.