Rozasea hastalarında göz kapağı dermoskopik bulgularının incelenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Deri ve Zührevi Hast. Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MİNE KAYNAK

Danışman: Özlem Özbağçıvan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Rozasea, çoğunlukla yanaklar, çene, burun ve alın merkezini etkileyen eritemli, kronik, inflamatuar bir hastalıktır. Dermoskopi ise genel dermatolojide giderek artan öneme sahip, invaziv olmayan ve pratik bir gözlem yöntemidir. Literatürde rozasealı bireylerin göz kapağına ait bulguların polarize ve UV dermoskopi ile değerlendirildiği bir çalışma bulunmamaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya, Aralık 2024 – Nisan 2025 tarihleri arasında Dokuz Eylül Üniversitesi Deri ve Zührevi Hastalıklar Polikliniği'ne başvuran, rozasea tanılı 74 hasta ile 74 sağlıklı kontrol olgusu dahil edilmiştir. Tüm olguların demografik özellikleri, klinik bulguları, Rozasea Klinik Şiddet Skoru (KŞS), Klinisyenin Eritem Şiddeti İndeksi (EŞİ) ve Papül-Püstül Şiddet Skoru (PPŞ) kaydedilmiştir. Hasta ve kontrol gruplarında göz kapaklarına yönelik dermoskopik değerlendirmede; damar morfolojisi ve yoğunluğu, kapak eritemi, kirpik hizalanma bozukluğu, renk değişikliği, foliküler bulgular ile polarize ve UV modda kirpik diplerinde demodeks varlığı ve yoğunluğu incelenmiştir. Kirpik dökülmesi ise ClinRO skoru ile değerlendirilmiştir. Elde edilen veriler, SPSS Windows 26.0 (IBM, USA) paket programı kullanılarak istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Bulgular: Rozasea hastalarının %62,2'si eritematotelenjiektatik rozasea, %23,0'ü papülopüstüler rozasea ve %14,9'u fimatöz rozasea alt tipinde sınıflandırılmıştır. Hasta ve kontrol grupları arasında yaş, cinsiyet, Fitzpatrick deri tipi, eğitim düzeyi, medeni durum, meslek dağılımları, yüz bölgesine kozmetik ürün kullanım alışkanlığı ve yüz/kirpik dibi temizleme alışkanlıkları açısından anlamlı fark saptanmamıştır (tüm değişkenler için p>0,05). Ancak hasta grubunda vücut kitle indeksi ortalaması kontrol anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur (p=0,017). Lezyon yerleşimi açısından en sık tutulan bölge yanak (%98,6) olup, bunu sırasıyla burun (%40,5), çene (%24,3) ve alın (%16,2) izlemiştir. En yaygın deri semptomları kızarıklık (%82,4) ve kaşıntı (%66,2) olarak bildirilmiştir. Başvuru sırasında aktif göz semptomu bulunmamakla birlikte, hastaların özgeçmişinde en sık bildirilen göz semptomları yanma (%41,9) ve kaşıntı (%48,6) olmuştur. Klinik şiddet değerlendirmesinde, KŞS %45,9 oranında orta düzeyde, EŞİ %43,2 ve PPŞ %48,3 oranında yine orta şiddette bulunmuştur. Göz kapağı dermoskopik bulguları değerlendirildiğinde, hasta grubunda tortiöz damarlar (p<0,001), dallanmış telenjiektaziler (p<0,001), ince telenjiektaziler (p=0,002), ektazik alanlar (p=0,026), perifoliküler beyaz renk (p<0,001), perifoliküler turuncu-sarı renk (p=0,031), foliküler hipertrofi (p=0,013), madarozis (p=0,003), kirpiklerde düzensiz hizalanma (p=0,011) ve ClinRO skorlamasında kirpik sürekliliğinde bozulma (p=0,001) kontrol grubuna göre anlamlı düzeyde daha sık gözlenmiştir. Korelasyon analizinde, tortiöz damar varlığı ile fimatöz rozasea alt tipi arasında zayıf ancak anlamlı pozitif korelasyon saptanmıştır (r=0,287, p=0,013). Ayrıca kapak eritemi (r=0,318, p=0,006; r=0,276, p=0,017), foliküler hipertrofi (r=0,278, p=0,017; r=0,239, p=0,040), foliküler tıkaçlar (r=0,304, p=0,008; r=0,352, p=0,002), sarı çıkıntılı kitleler (r=0,297, p=0,010; r=0,282, p=0,015) ve skuam varlığı (r=0,334, p=0,004; r=0,348, p=0,002) KŞS ve EŞİ ile anlamlı pozitif korelasyon göstermiştir. UV modda saptanan demodeks kuyrukları sayısı da KŞS (r=0,240, p=0,039) ve PPŞ (r=0,431, p=0,020) ile anlamlı pozitif korelasyon göstermiştir. Sonuç: Göz kapağı dermoskopisi, rozasea tanısı, alt tip ayrımı ve hastalık şiddetinin izlenmesinde klinik uygulamalara katkı sağlayabilir. Anahtar kelimeler: Rozasea, Dermoskopi, Göz Kapakları, Demodeks, Damarlar, Hastalık Şiddeti