Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İslam Tarihi ve Sanatları Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HANIM BURÇİN SAĞIR
Danışman: NECDET ŞENGÜN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:İslâmiyet'in temelini Allâh'ın varlığı ve birliği olmakla birlikte hem insanların yaratıcısı olan yüce varlığa hem de O'nun yarattıklarına karşı duymuş olduğu sevgi oluşturmaktadır. Sevginin yanı sıra içerisinde birtakım güzel duyguları da barındırmaktadır. Farklı toplum ve medeniyetler geçmişte sahip oldukları ananelerini büsbütün unutmamakla birlikte aynı zamanda İslâmiyetten sonraki maddî ve manevî müesseselerde onların tesirlerini az çok saklamakla beraber, kendi kültürleriyle müşterek İslâm medeniyetini oluşturmuşlardır. IX. ve X. yüzyılda yayılmaya başlayan bu yeni dinin tezahürleri Türkler arasında gerek sosyal, gerek askerî, gerek ekonomik, gerek siyasî, gerekse dinî hayatta en gerçekçi haliyle görülmeye başlanmıştır. İslâmiyet dairesine giren bu millet, İran mitolojisi, Yunan felsefesi ve Hint mistisizimiyle örülü birtakım felsefî hareketliliğe sahip olmakla birlikte onlara basit ve sade dinî ve ahlâkî esasları telkin eden Ahmed Yesevî, Hacı Bektâş-ı Velî gibi birtakım şahsiyetleri de yetiştirmiştir. Bu şahsiyetler halka anladığı bir lisan ve alışmış oldukları şekillerle hitâp ediyorlardı. Böylece İslâm medeniyetine giren Türk kültürü yeni dinin getirmiş olduğu birtakım özellikler neticesinde yeni birikimler meydana getirerek zengin bir kültürel miras oluşturmuştur. Türkler arasında onların anladıkları dille halka seslenen, İslâm ilkelerini ve geleneklerini yaymaya çalışan başta Ahmed Yesevî, Hacı Bektâş-ı Velî olmak üzere pek çok ilim adamı, derviş , pîr kaleme aldıkları farklı türde çok sayıda eser meydana getirmişlerdir. Tamamıyla kendilerine has bir üslubu ve tarzı olan bu eserlerde başta Allâh, Hz. Muhammed, Ehl-i Beyt, Hz. Ali, on iki imam olmak üzere çeşitli konularda eserler oluşturulmuştur. Bu eserler çağdan çağa, nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar gelmiş ve günümüz insanına da seslenmeyi başarabilmiştir. Orta Asya, Anadolu, Balkanlar ve Kafkaslar'da İslâmiyet'in yayılmasına ve anlaşılmasına katkıda bulunan bu önemli şahsiyetler bazı tarîkatların kurulmasında da rol oynadılar. Bektâşîlik de bu tarîkatlardan biridir. Hacı Bektâş-ı Velî'nin tarihî şahsiyeti etrafında kurulan Bektâşîlik XVI. yüzyılda Balım Sultan tarafından sistemleştirilmesiyle günümüze kadar tesirlerini sürdürmüş ve pek çok şairi düşünceleriyle derinden etkilemiştir. İşte Vîrânî Abdâl da yaşadığı dönem itibariyle Bektâşîlik'ten etkilenen şairlerden biridir. Vîrânî Abdâl Bektâşîlik'ten başka Hurûfîlik'in tesiri altında kalmış ve bu akıma ait düşünce dünyasının izlerine eserinde yer vermiştir. Yaptığımız bu çalışmada birinci bölümde Vîrânî Abdâl'ın hayatı ve eserleri hakkında bilgi verilmiş ve eserinin Alevî-Bektâşî inancı, hurûfîlik, din ve tasavvuf açısından incelemesi yapılmıştır. İkinci bölümde ise Vîrânî Abdâl Dîvân'ı Latin alfabesine aktarılmıştır. Anahtar Kelimeler: Vîrânî Abdâl, Alevî-Bektâşî inancı, Hurûfîlik.