Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2025
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BÜŞRA KANSIZOĞLU
Danışman: Elif Hilal Karaman
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Erken çocukluk dönemi, bireyin doğduğu anda başlayan ve ortalama ilk altı yaşı da içine alan gelişim evresine verilen isimdir. Bu gelişim evresi başta ebeveynler olmak üzere önemli öteki olarak adlandırılan yakın çevrenin bireysel gelişim üzerinde kalıcı etkiler bıraktığı bir dönem olması nedeniyle başta psikologlar olmak üzere bilim insanlarının uzun zamandır ilgi ve dikkatini çekmektedir. Bu dönemde çocuk genellikle model alma yöntemi ile öğrenme sağlarken, çevresel ve kültürel normallerin etkisiyle doğduğu dünyadaki her şeyi anlamlandırmaya başlamaktadır. Teknoloji, ekonomi ve benzeri faktörlerin etkisi ile kültür, günümüzde çocuğun gelişimini anne karnında hayat bulduğu andan itibaren sağlıksız bir şekilde etkilemekte ve bu yaklaşımını, insanlığın ihtiyacını karşılamak için türetilmiş olan "normal" kelimesi üzerinden kuvvetlendirmektedir. Gabor Maté ruhsal ve bedensel hastalıkların rastgele açığa çıkmadığını ileri sürmektedir. Çünkü O, insanın doğumdan itibaren belli bir gelişim sürecine ihtiyacı olduğunu düşünmektedir. Ancak kültür bu süreci sağlıksız bir şekilde hızlandırmakta ve bireylerin doğal ihtiyaçlarını göz ardı ettiği bir 'normal' e sürüklemektedir. Maté, ortaya koyduğu gelişim kuramında kültürün bu etkilerini travmanın görünmeyen ve bilinmeyen sebepleri olarak ele almaktadır. Bu açıdan bakarsak çocukluk travmalarının bireyleri maneviyattan koparan ya da ruhsal sıkıntıya sokan bütüncül bağlamlarının olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır. Maté, yaşadığımız toplumda normal görünen birçok faktörün zihinsel, fizyolojik ve ruhsal açıdan sağlıksız ve zararlı olduğu, daha sağlıklı bir bireysel yaşam için kişiliğin en iyi taraflarının beslendiği normal vizyonlara ulaşılması gerektiğini savunmaktadır. Ona göre normal vizyonu, erken gelişim yani doğumdan önce başlayan yetişkinliğe kadar giden tüm sağlık, öğrenme ve davranış için güçlü bir zemin hazırlamaktadır. Birey zihinsel, bedensel ve ruhsal olarak ne kadar sağlıklı bir erken çocukluk evresine sahip olursa maneviyat ve ruh sağlığı açısından da o kadar normal bir yaşam sürdürebilmektedir. Dolayısıyla bir çocuğun ebeveyni ile duygusal etkileşimi zihninin nasıl programlandığı üzerinde en başta gelen etmendir. Amacımız, Maté'nin çocuk ve ebeveyn ilişkileri bağlamında ortaya koyduğu fikirlerden yola çıkarak, çocukların yaşadıkları toplum içerisindeki toksikleşmiş normal görülen baskıların etkilerinden sıyrılarak, inançlarını en iyi şekilde yaşayabilecekleri güvenli zihinsel alanlar inşa etmektir. Böylece gelecekte ruhsal olarak sağlıklı ve manevi değerlere sahip bireyler olmaları için farkındalık oluşturmaktır. Anahtar Kelimeler: Din psikolojisi, erken çocukluk, maneviyat, ruh sağlığı, normal, erken çocukluk, toksik.