Yağlı karaciğer hastalığı saptanan obes çocuklarda ateroskleroza yatkınlığın karotis intima-media kalınlığı ölçümü ile konrollü olarak araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2004

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATİH DEMİRCİOĞLU

Danışman: NUR ARSLAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

1.ÖZET YAĞLI KARACİĞER HASTALIĞI SAPTANAN OBES ÇOCUKLARDA ATEROSKLEROZA YATKINLIĞIN KAROTİS İNTİMA-MEDİA KALINLIĞI ÖLÇÜMÜ İLE KONTROLLÜ OLARAK ARAŞTIRILMASI Amaç: Çalışmada obesiteye ikincil alkolik olmayan yağlı karaciğer hastalığı gelişen hastalarda ateroskleroza yatkınlığın değerlendirilmesinde, aterosklerozun öncü lezyonu olan subintimal yağ birikiminin indirekt göstergesi olarak intima-media kalınlığının ölçülmesi amaçlandı. Gereç ve yöntem: Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Pediatrik Gastroenteroloji ve Beslenme-Metabolizma Bilim Dalı'nda izlenen yaşları 8.5-17.5 yıl arasında değişen obes hastalar (obesite grubu) ile aynı yaş grubundaki sağlıklı çocuklar (kontrol grubu) prospektif olarak çalışmaya alındı. Obesite kriteri olarak; boya göre ağırlığın standardın %120'sinin üstünde olması veya vücut kitle indeksi persentilinin %95'den büyük olması kabul edildi. Hipertansiyon, diabet, ailede prematüre aterosklerozu olanlar ve familyal hiperkolesterolemi saptananlar çalışmaya dahil edilmedi. Çalışma Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Klinik Araştırmalar Etik Kurulu tarafından onaylandı. Oniki saat açlıktan sonra, tüm obes hastalardan kan şekeri, aspartat (AST) ve alanin transaminaz (ALT), trigliserid, total kolesterol, yüksek dansiteli lipoprotein (HDL), düşük dansiteli lipoprotein (LDL), tiroid fonksiyon testi ölçümleri yapıldı. Ultrasonografik olarak intima-media kalınlık ölçümü sağlıklı ve obes tüm çocuklardan sol ana karotid arter (sol CCA), sol karotid bulbus ve sol internal karotid arterden (sol ICA) yapıldı. Yine tüm çocuklarda alkolik olmayan yağlı karaciğer hastalığının varlığı ve derecelendirilmesi ultrasonografik olarak yapıldı ve hepatosteatoz yok, grade 1 (hafif), grade 2 (orta) yada grade 3 (ciddi) olarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmayı 30 sağlıklı çocuk (kontrol grubu, grup 1) ve toplam 80 obes hasta çocuk tamamladı. Obesite grubunda karaciğer ekojenitesine göre; hepatosteatozu olmayan 26 çocuk (grup 2), grade 1 hepatosteatozu olan 32 çocuk (grup 3) ve grade 2-3 hepatosteatozu olan 22 çocuk (grup 4) belirlendi. Obes hastalar ile sağlıklı kontrol grubunun yaş ortalaması ve cinsiyet dağılımı arasında anlamlı fark bulunmadı. Yüzde boya göre ağırlık arttıkça karaciğerde yağlanma derecesinin de arttığı saptandı (r=0.728, p<0.0001). Açlık kan şekeri açısından gruplar arasında anlamlı farkyoktu (p=0.421). Sağlıklı kontrol grubu ile obes olan hastalar arasında ortalama ALT düzeyi açısından anlamlı fark saptandı ve karaciğerde yağlanma derecesi artıkça ALT ortalaması artmakta idi (r=0.428, p<0.0001). Alanin aminotransferaz yüksekliği saptanan toplam yedi hastanın hepsi grup 4 içerisinde yer almaktaydı. Sağlıklı kontrol grubu ve obes hastalar arasında trigliserid (75.83±23.52 ve 118.15±50.01 mg/dL,) ve total kolesterol (142.25±20.02 ve 169.91 ±32. 18 mg/dL,) düzeyleri anlamlı derecede farklı iken (sırasıyla, p<0.0001 ve p=0.005), obes olan hasta grupları arasında fark saptanmadı (sırasıyla, p=0.572 ve p=0.841). HDL-kolesterol ve LDL-kolesterol açısından gruplar arasında anlamlı fark yoktu (sırasıyla, p=0.682 ve p=0.12). Karotis intima-media kalınlıkları cinsler arasında istatistiksel olarak farklı değildi. Sağlıklı kontrol grubu ile obes olan grup arasında anlamlı fark mevcut idi (her üç ölçüm için p<0.0001). Gruplar kendi içinde karşılaştırıldığında sağlıklı kontrol grubu ile hepatosteatozu olmayan obes hastalar arasında anlamlı fark yok iken, sağlıklı kontrol grubu ile karaciğerde yağlanması olan hastalar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı idi (her üç ölçüm için p<0.0001). Ayrıca karaciğerde yağlanma olmayan obes hastalar ile karaciğerde yağlanması olan hastalar arasında intima-media kalınlık farkı belirgin iken (her üç ölçüm için p<0.0001), grade 1 hepatosteaozlu hastalar ile grade 2- 3 hepatosteatozu olan hastalar arasında anlamlı fark yoktu. Karotid arter intima-media kalınlıkları ile yaş, yüzde boya göre ağırlık, ortalama ALT, total kolesterol, HDL- kolesterol, LDL-kolesterol ve karaciğerde yağlanma derecesi arasında çoklu regresyon analizi yapıldığında, sadece karaciğerde yağlanması olanlarda anlamlı bir ilişki saptandı (sol CCA için p=0.01, sol karotid bulbus için p<0.0001, sol ICA için p=0.02). Sonuç; obesite ateroskleroz gelişimi için bir risk faktörüdür. Aterosklerozun öncü lezyonu olan subintimal yağlı çizgilenmenin indirekt göstergesi olan intima-media kalınlığı, ultrasonografik olarak karaciğerde yağlanma saptanan obes hastalarda, karaciğerde yağlanma saptanmayan obes hasta grubu ve sağlıklı kontrol grubuna göre anlamlı olarak artmaktadır. Yağlı karaciğer hastalığına sahip obes hastalar, sağlıklı insanlar ve karaciğerinde yağlı değişiklikler olmayan obes hastalara göre ateroskleroz gelişimi açısından daha fazla riskli olarak görünmektedir. Obesite izleminde ultrasonografik olarak karaciğer yağlanması ve onunla ilişkili olarak intima media kalınlığının değerlendirilmesi aterosklerozun öngörülmesi ve önlenmesinde yararlı olabilir. Anahtar sözcükler: Obesite, alkolik olmayan yağlı karaciğer hastalığı, intima-media kalınlığı, ateroskleroz