Geçmişte otizm spektrum bozukluğu tanısı alan olgularda tedavi ve özel eğitim ardından ortaya çıkan tanı kaybının ve olguların karakteristik özelliklerinin değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZEYNEP AYASLAN
Danışman: HÜSEYİN BURAK BAYKARA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu çalışmanın amacı, Dokuz Eylül Üniversitesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Polikliniğinde Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı ile takip edilen bir grup olguda tanı kaybının ve mevcut klinik durumlarının değerlendirilmesi ve tanı kaybı saptanan olguların sosyodemografik ve klinik özelliklerinin Yüksek İşlevli Otizm tanısı ile halen izlenmekte olan olgular ile karşılaştırılmasıdır. Yöntem: Bu çalışma Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi (DEÜTF) Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Polikliniğinde klinisyenler tarafından DSM-IV (2013 öncesi) veya DSM-5 tanı kriterlerine göre Otizm Spektrum Bozukluğu tanısı konmuş 4-18 yaş arası olgulardan izlemde tanı kaybı düşünülen olgular ile halen Yüksek İşlevli Otizm tanısını karşılayan toplam 60 olgudan oluşmaktadır. Çalışma için gerekli verilere hastaların tıbbi kayıtlarının geriye dönük incelenmesi ve yapılan klinik görüşmede alınan bilgiler ile ulaşılmıştır. Eşlik eden patolojilerin değerlendirilmesi için Okul Çağı Çocukları için Duygulanım Bozuklukları ve Şizofreni Görüşme Çizelgesi – Şimdi ve Yaşam Boyu Versiyonu (ÇDŞG – ŞY) görüşmesi yapılmıştır. Semptom şiddeti ve klinik özelliklerin değerlendirilmesi için Çocukluk Otizmi Derecelendirme Ölçeği (ÇODÖ), Güçler ve Güçlükler Anketi (GGA), Sorun Davranış Kontrol Listesi (SDKL) ve Sosyal İletişim Ölçeği (SİÖ) uygulanmıştır. Bilişsel düzey değerlendirmesi için tıbbi kayıtlarda mevcut ise standart zeka ve gelişim test sonuçları kaydedilmiştir. Bulgular: Tanı kaybı grubu, Yüksek İşlevli Otizm grubuna göre anlamlı olarak daha erken yaşta tanı almış ve özel eğitime başlamıştır (p=0.001). Okul öncesi eğitim süresi de tanı kaybı grubunda anlamlı olarak daha fazladır (p=0,023). Hem tanı anında hem de mevcut durumda ÇODÖ ile değerlendirilen semptom şiddeti tanı kaybı grubunda anlamlı olarak daha azdır (p<0.001, p<0.001). Erken verbalizasyon becerileri ve WÇZÖ-R puan ortalamalarında iki grup arasında anlamlı fark bulunamamıştır. Tanı kaybı grubunun %80'inde en az bir psikiyatrik tanı mevcuttur. SİÖ toplam puan ve SDKL toplam puanları YİO grubunda anlamlı olarak daha yüksek bulunmuştur(p<0.001, p=0.001). GGA Akran sorunları alt ölçek puanı ve toplam güçlük puanı YİO grubunda anlamlı olarak daha yüksektir (p=0.001, p=0.014). SİO toplam puanı ile tanı kaybına kadar geçen süre arasında pozitif yönlü orta düzeyde korelasyon olduğu saptanmıştır (p=0.004, r=0.507). Sonuç: Çalışmamızda otizm tanısı almış bir grup olguda özel eğitim ardından ortaya çıkan tanı kaybı tanımlanmaktadır. Tanı kaybı olsa dahi eşik altı semptomlar ve OSB dışı psikiyatrik tanılar yüksek oranda devam etmektedir. Erken tanı ve özel eğitim başlangıcı ile tanı anında daha az şiddetli OSB semptomları, olumlu gidişi etkileyen önemli etkenlerdendir.