Marka hukukunda sessiz kalma yoluyla hak kaybı
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Özel Hukuk Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YAĞMUR PAZIR
Danışman: YAŞAR CAN GÖKSOY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Sessiz kalma yoluyla hak kaybı, hak ihlaline uğrayan kişinin ihlali oluşturan davranış karşısında uzun süre itiraz etmemesi veya ihlale katlandığını gösteren davranışlarda bulunması sonucunda dava hakkını yitirmesi anlamına gelmektedir. Temelinde dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı bulunan ilke Türk hukukunda ve uluslararası hukukta özellikle marka hukukuna özgülenmiştir. Öncesinde Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi dayanak gösterilerek Yargıtay içtihatlarıyla yerleşik hale gelmiş olan ilke 10 Ocak 2017 tarihinde Sınai Mülkiyet Kanunu'nun yürürlüğe girmesiyle pozitif düzenlemeye kavuşmuştur. İlkeye ilişkin ilgili düzenleme AB mevzuatı ve diğer uluslararası hukuktaki örneklerinden farklı olarak hükümsüzlük davalarına özel olarak düzenlenmiştir. Bu çalışma kapsamında İlkenin Türk hukukundaki gelişim süreci karşılaştırmalı hukuktaki örnekleriyle birlikte değerlendirilerek, kanuni düzenlemedeki şartlar açıklanmış, özellikle sessiz kalma ve sonraki tarihli markanın iyiniyetli olması şartlarında dikkate alınması gereken dürüstlük kuralı, iyiniyet, çelişkili davranış yasağı prensipleri marka hukuku açısından incelenmiştir. Özel düzenlemenin dışında bırakılmış marka tecavüzü davaları ve ticaret sırasında kullanılan işaret veya tescilsiz markalara ilişkin haksız rekabet davaları bakımından ilkenin kıyasen nasıl uygulanabileceği yargı kararları ve doktrinden faydalanarak açıklanmaya çalışılmıştır.