Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Felsefe ve Din Bilimleri Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: BİLAL KARTAL
Danışman: CİHAD KISA
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Tüm canlılar arasında sadece insanları ilgilendiren bir olgu olan şiddet, birçok disiplindeki araştırmacıların dikkatini çekmiş bir konudur. Şiddet olgusunu anlama ve anlamlandırma, onun çok boyutlu bir yapıya sahip olmasından dolayı farklı şekillerde gerçekleşmiştir. Bu durum onun tanımlanmasını da oldukça zorlaştırmıştır. Şiddetin aşırı hali olarak düşünülebilecek yıkıcılık kavramı da insana özgüdür. Farklı alanlarda uygulama alanı olduğundan hem şiddet hem de yıkıcılığın türleri bulunmaktadır. Şiddet ve yıkıcılığın bir anda olup biten olgular olmadığı gerçeğinden hareketle onların alt süreçlerini oluşturan bazı kavramlardan bahsedilmektedir. Bunlar, öfke, nefret, saldırganlık, istismar, tehdit, taciz, fanatizm, terör, radikalizm ve zorbalıktır. Şiddet ve yıkıcılığın kökenini belirleme amacıyla bazı kuramlar bulunmaktadır. Bunlar, şiddetin doğuştanlığını savunan ve onun sonradan kazanıldığını savunan kuramlardır. Doğuştanlığı savunan kuramların içerisinde biyolojik kuram ile içgüdü kuramı bulunmaktadır. Sonradan kazanıldığını savunan kuramların içerisinde de engellenme-saldırganlık kuramı ve sosyal öğrenme kuramı bulunmaktadır. Şiddet ve yıkıcılığa başvuran insanların bu davranışlarını bazı savunma mekanizmalarına dayandırdıkları görülmektedir. Bunlar; rasyonelleştirme, vicdanileştirme, din ve ideolojiye dayandırma ve son olarak da dehümanize etmedir. Kutsal metinlerin, anlaşılması ve yorumlanması ile ilgili farklılıklar, dinlerin şiddet ve yıkıcılık ile ilişkileri hakkında görüş ayrılıklarının oluşmasına sebep olmuştur. Bu ilişki, pozitif yönlü, negatif yönlü ve nötr olabilmektedir. Her üç durumun da savunucuları çeşitli argümanlar öne sürmektedirler. Bu argümanlardan hareketle ulaşılan sonuç, dinin şiddet ve yıkıcılıkla ilişkisinin bazı durumlarda bulunduğu bazı durumlarda ise bulunmadığıdır. Yeni dini hareketler, genellikle şiddet yanlısı olarak görülmektedirler. Ancak bazı hareketlerin şiddetsizliği savunduğu da bilinmektedir. Liderin ideolojisine bağlı olarak şiddet eğilimi değişkenlik gösteren yeni dini hareketler, toplumda eski-yeni kavgasına sebep olmaktadır. Çeşitli sebeplerle ortaya çıktığı ifade edilen yeni dini hareketlere katılma sebepleri de araştırmacıların bakış açısına göre değişiklik göstermektedir. Yeni dini hareketlerin üye kazanmak ve bünyesindeki üyeleri kaybetmemek için birçok yönteme başvurduğu, bunların başında da beyin yıkamanın geldiği bilinmektedir. Onlar, beyin yıkama sürecinde çok titiz bir çalışma yürütmektedirler. İnsanın doğasında şiddetin bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu şiddetin niteliği, toplum, din, kültür ve gelenek-görenekler tarafından şekillendirildiği/beslendiği için şiddetin farklı şekillerde ortaya çıktığı düşünülmektedir. Bu unsurların hepsi kişiye doğuştan var olan şiddete, farklı birer kıyafet olarak giydirilmektedir. Böylece şiddet ve yıkıcılık, insanlar tarafından farklı amaçlar uğruna sergilenmiş olmaktadır. Nitel metodoloji kullanılan bu çalışma, amaçları bakımından deskriptif desende gerçekleştirilmiştir. Veriler, yazılı kaynakların ve belgelerin taranması ve incelenmesi sonucu elde edilmiştir. Ulaşılan bilgiler, betimsel analiz ve içerik analiz teknikleriyle çözümlenmiştir. Anahtar Kelimeler: Din, Din Psikolojisi, Şiddet, Saldırganlık, Yıkıcılık, Yeni Dini Hareketler, Beyin Yıkama