Sıçanlarda flep cerrahisi ile oluşturulacak seromanın azaltılması ve doku adezyonunun sağlanmasında trombositten zengin fibrin (TZF) etkisinin gösterilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HASAN BASRİ ÇAĞLI
Danışman: MUSTAFA YILMAZ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Seroma, özellikle geniş doku diseksiyon gerektirip potansiyel boşluk oluşturulan cerrahi girişimlerde sık gözlenen bir komplikasyon olup seroma önlenmesinde birçok yöntem kullanılmakta ve yeni yöntemler ortaya atılmaktadır. TZF, içerdiği fibrin matriks nedenli fibrin yapıştırıcı etkilerini gösterebilecek adeziv içeriği sahiptir. Bunun yanında, fibrin yapıştırıcıdan farklı olarak içeriğindeki lökosit ve trombosit ile seroma patofizyolojisinde yer alan uzamış inflamasyon sürecini kontrol altına alabileceği ve seromanın önlenmesine katkı sağlayabileceği düşünülmüştür. Bu çalışmada, sıçanlara tek taraflı olarak kutanöz maksimus ve latissimus dorsi kası çıkarılması, aynı taraf aksiller diseksiyon, flep altındaki dermal lenfatik hasar verilmesi cerrahi işlemleri uygulanmış ve flep donör alanında oluşması beklenen seromanın önlenmesi ve azaltılması amacıyla cerrahi alana intraoperatif TZF uygulanarak etkileri değerlendirilmiştir. Yöntem: Bu çalışmada 23 adet 120-150 günlük, 200-350 gr ağırlığında, dişi "Wistar Albino" cinsi sıçanlar kullanıldı. Deney grupları, varyans dağılımını sağlamak ve hayvan sayısının minimalize edilmesi amacıyla yedişerli olarak üç grup şeklinde oluşturuldu. İki adet sıçan donör grubu olarak TZF eldesi için kullanıldı. Tüm deney gruplarındaki hayvanlara seroma modeli oluşturmak üzere cerrahi yöntem olarak sol aksillerden sırt bölgesine uzanan oblik insizyon sonrası kutanöz maksimus ve latissimus dorsi kası çıkarılması, aynı taraf aksiller diseksiyon yapılması, flep altındaki dermal lenfatik hasar verilmesi işlemi yapıldı. Deneklerde cerrahi ile oluşturulan poşa intraoperatif olarak kontrol grubu olan birinci gruba 1 cc serum fizyolojik (SF), ikinci gruba 1 cc fibrin yapıştırıcı (TISSEEL®), üçüncü gruba 1 cc TZF verildi. Fibrin yapıştırıcı olarak insan fibrinojeni ve insan trombini içeren, önceki çalışmalarda kullanılanlara benzer nitelikte hazır enjektör kullanıldı. TZF ise donör olarak kullanılan iki adet sıçandan kardiyak punktur yöntemiyle kan elde edilmesi sonrası santrifüj işlemiyle elde edildi. 7. günde flep donör alan poşundaki sıvı koleksiyonu 21 gauge enjektörle aspire edildi aspire edilen sıvının miktarı, makroskobik olarak renk ve kıvam açısından seroma ile uyumu kayıt altına alındı. 28. günde ise doku biyopsisi alınması ve sakrifikasyon işlemleri uygulandı. Doku biyopsi, cerrahi olarak oluşturulmuş poşun tabanındaki ve üzerindeki dokuları içerecek şekilde 1x1 ve 2x1 cm ebatlarında tam kat alındı ve alınan biyopsilerden 1x1 cm boyutunda olan %10'luk formaldehit solüsyonuna konularak histopatolojik incelemesi sağlanırken; 2x1 boyutunda olan ise taze doku olarak biyomekanik peel/yapışma testine tabi tutuldu. Bunun yanında latissimus dorsi kasının sıçanlarda beslenme becerisinde önemli bir kas olması nedenli deneklerin cerrahi prosedür sonrası vücut ağırlığı ve beslenme miktarları değerlendirildi. Bulgular: Tek taraflı latissimus dorsi kası çıkarılan 21 sıçan arasında normal koşullarda sıçanlar için kabul edilen günlük 100 gr başına 4 gram besin alımının altında besin alımı sadece 5 sıçanda gözlenmişken; deneklerin günlük su tüketimi ise postoperatif iki gün boyunca 100 gram başına 10 ml altına düşmedi. Bu 5 sıçan için besin alımı cerrahi sonrası ilk 24 saatte meydana gelmiş olup sonraki 24 saatteki besin alım miktarları normal koşullarda sıçan beslenme miktarına geldi. Araştırmada, fibrin yapıştırıcı ve TZF grubunda deneklerin ikinci gün 100 gr başına tükettikleri yem miktarının 1. gün tüketimlerine göre anlamlı düzeyde daha yüksek olduğu saptandı. (p=0,01, p=0,01)) Seroma değerlendirmesinde, kontrol ve fibrin yapıştırıcı grubundaki deneklerin tamamında TZF grubunda bir denek dışında değişen miktarlarda seroma tespit edildi. Seroma medyan değeri kontrol grubunda 6,6 ml (2,7-14,4); fibrin yapıştırıcı grubunun 1,0 ml (0,5-4,3); TZF grubunda ise 0,4 ml (0-4,5) olarak saptandı. İstatistiksel ölçümlerde seroma düzeylerinde gruplar arasında anlamlı derece farklılık vardı. Kontrol grubunda ölçülen seroma miktarı düzeylerinin fibrin yapıştırıcı ve TZF grubuna göre anlamlı düzeylerde daha yüksek olduğu saptandı. (p=0,01) Peel/yapışma testi ile doku adezyonunu değerlendirmek üzere elde edilen maksimum kuvvet medyan değerleri kontrol grubunda 2,81 N (1,71-4,06); fibrin yapıştırıcı grubunda 2,81 N (2,03-3,90); TZF grubunda 3,91 N (1,71-8,28) olarak bulundu. Bununla birlikte ölçülen maksimum kuvvet ve maksimum uzama düzeylerinin gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı farklılık göstermediği tespit edildi. (p=0,57, p=0,53). Ehrlich-Hunt modeli ile incelenen biyopsi materyallerinde fibrin yapıştırıcı grubunda neovaskülarizasyon anlamlı düzeylerde daha yüksek saptandı (p=0,04). Kollajen birikimi düzeylerinin kontrol grubunda diğer gruplara göre anlamlı düzeyde daha düşük olduğu tespit edildi. Ayrıca TZF grubunda ölçülen kollajen birikimi düzeylerinin fibrin yapıştırıcı grubuna göre daha yüksek olduğu görüldü (p=0,01). Sonuç: Dört basamaklı cerrrahi ile oluşturulan seroma modeli ile kontrol grubunda %100 oranında seroma oluşması hayvan deney modelinin doğruluğunu göstermektedir. Tek taraflı latissimus dorsi kası eksizyonu sıçanların beslenme becerisinde olumsuz etki göstermemektedir. Mevcut bulgular sonucunda, TZF ve fibrin yapıştırıcının seromayı anlamlı ölçüde önlediği ve azalttığı, doku adezyonu ve yara iyileşmesine olumlu katkısı sağladığı söylenebilir. Geniş ölçekli çalışmalar ile de desteklenmesi durumunda TZF, fibrin yapıştırıcıya göre ucuz, kolay elde edilebilen, otolog iyi bir seçenek olarak seroma önlenmesi ve azaltılmasında kullanılabilir. Anahtar kelimeler: Seroma, latissimus dorsi kas flebi, trombositten zengin fibrin, fibrin yapıştırıcı