Batı Karadeniz Zonguldak-Amasra açıklarında gaz ve gaz hidratların jeolojik ve jeofizik yöntemlerle araştırılması
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Deniz Bilimleri ve Teknolojisi Ana Bilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2016
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HİLMİ MERT KÜÇÜK
Danışman: DERMAN DONDURUR
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışmada Zonguldak-Amasra açıklarının gaz ve gaz hidrat potansiyeli jeofizik yöntemler, jeolojik yöntemler ve gaz hidrat laboratuar deneyleriyle incelenmiştir. Jeofizik verilerle gaz ve gaz hidrat belirteçleri, jeolojik verilerle ise çalışma alanı sığ tortullarının jeoteknik ve jeokimyasal özellikleri ortaya konmuştur. Ayrıca gaz hidrat laboratuar deneyleri ile gaz hidrat belirteçleri ve gaz bileşimi ilişkisi saptanmıştır. Gaz hidrat belirteçleri sismik verilerde sürekli veya süreksiz tabana benzeyen yansıtıcı ile ters polariteli gelişmiş karmaşık yansımalar halinde gözlenmektedir. Alanda gözlenen çoklu tabana benzeyen yansıtıcılar, farklı gaz bileşiminden oluşmuş gaz hidrat içeren sedimanter birimlere bağlı olarak gelişmekte ve bu yapıların gelişiminde gaz karışımından oluşmuş hidratların geçmiş dönemlerde durağanlığını yitirerek çözünmeye başlaması etkili olmaktadır. Çalışma alanın erozyonel süreçler açısından oldukça aktiftir ve yamaç aşağı kütle hareketleri sismik veriler üzerinde belirgin olarak görülmektedir. Gaz hidratların kararlılığını yitirmeleri ile çözünmeye başlaması halinde, çözünen gazların sığ tortullardaki boşluk basıncını arttırarak deniz tabanı heyelanlarını tetikleyebileceği olgusu kavramsal bir model ile ortaya konmuştur. Gaz hidrat anomalilerinin çalışma alanındaki dağılımından yola çıkılarak yüzde 99 metan bileşimi, yüzde 20 porozite ve yüzde 10 - 40 hidrat doymuşluğu için gaz hidratların içerebileceği toplam metan hacmi 90 - 360 Tcf olarak hesaplanmıştır. Bu değer, Karadeniz havzasındaki gaz hidratların içerdiği toplam metan hacminin yaklaşık yüzde 3,5 - 14' lük kısmını oluşturmaktadır. Sismik veriler üzerindeki sığ gaz belirteçleri çamur volkanı, gaz bacası, pagoda yapıları, seyrek gaz alanları ve akustik türbidite alanları şeklinde gözlenmektedir. Bu tipteki yapılar genellikle çalışma alanın kıtasal yamaç ve kıtasal yükseliminde yoğun olarak gözlenmekte olup, çalışma alanının derin basen kesiminde nadiren görülmekte, şelfte ise görülmemektedir. Çalışma alanının gaz kökeninin sadece biyojenik olmadığı ve sığ tortul örnekleri içerisinde ağır hidrokarbon gazlarının yer aldığı ispatlanmıştır. Ayrıca tortul örneklerinde çok yüksek oranlarda bulunan karbondioksit, bu gazın derinlerden volkanizma kökenli olarak da sağlanabileceğini göstermektedir. Bu bağlamda bölgedeki sığ gazların kökeni; i) biyojenik, ii) termojenik, iii) volkanizma olarak önerilmektedir.