Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2011
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: YELDA KARA
Danışman: EYÜP SABRİ UÇAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Önemli mortalite ve morbidite nedeni olan ve prevalansı giderek artan bir hastalık olan KOAH'ta, halen tanı için yeni yöntemlere gereksinim olduğu gibi; hastalığın şiddetini belirleyebilmek, tedavinin etkinliğini değerlendirebilmek ve hastalığın tüm boyutlarını ölçebilmek için yeni klinik sonuçlar ve belirteçlere gereksinim vardır. Tanı ve hastalık şiddetini belirlemede 1. saniye zorlu ekspirasyon volümü (FEV1) yaygın şekilde kullanılmaktadır. Ancak KOAH'ın erken döneminde, klinik bulgularla ve KOAH'a bağlı mortalite ile korelasyonu zayıftır. FEV1' den daha güçlü başka ölçütlerin belirlenmesi ve geçerliliklerinin gösterilmesi yararlı olabilir. Bu amaçla çalışmamızda, olgu grubunda, FEV1 esas alınarak yapılan sınıflama ile KOAH şiddetinin kardiyopulmoner egzersiz testi (KPET) parametreleri ile korelasyonunu araştırdık. Kontrol grubunda ise yakınmaları basit spirometrik ölçümler ile açıklanamamış olgularda, erken tanısal yaklaşım alternatifi olarak KPET'in kullanılabilirliğini ve her iki grupta egzersizin farklı evrelerindeki kardiyopulmoner yanıtlara neden olan fizyopatolojik mekanizmaları ortaya koymaya çalıştık.Yöntem: Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi (DEÜTF) Hastanesi Göğüs Hastalıkları polikliniğine başvuran tüm olgular değerlendirildi. GOLD kriterlerine göre hafif KOAH tanısı ile takip edilen ve yeni tanı konulmuş, bronkodilatatör ve antiinflamatuvar tedavi almayan 40 olgu ile, anlamlı sigara öyküsü olan, solunum fonksiyonlarını etkileyecek herhangi bir sistemik hastalığı bulunmayan ve bronkodilatatör, antiinflamatuvar tedavi almayan, FEV1/FVC >%70 olan 52 risk altındaki olgu Haziran 2010-2011 tarihleri arasında çalışmaya dahil edildi. Post-bronkodilatatör SFT, altı dakika yürüme testi (6 DYT) ile KPET uygulandı.Bulgular: Hafif KOAH'lı olgularda risk grubu ile karşılaştırıldığında egzersiz kısıtlanması olduğunu saptadık. Egzersiz yanıt modelleri değerlendirildiğinde, hafif KOAH'lı olgularda erken dönemde egzersiz kısıtlanmasının varlığını ortaya koyduk. Risk altındaki olguları değerlendirdiğimizde ise, sigara içmeye devam eden olgularda da egzersizin erken döneminde bir sınırlanmanın pik egzersiz dönemindeki kısıtlanmaya yol açtığı sonucunu buldukSonuç: Hafif KOAH'lı olguların sigara öyküleri risk altındaki olgulardan anlamlı olarak daha fazladır. Yoğun tütün dumanı maruziyeti daha ciddi pulmoner hasara yol açmaktadır. Hafif KOAH'ta ortaya çıkan hasar, baskın olarak periferik havayollarında ortaya çıkmaktadır. Küçük havayolu hastalığı ile ilişkili olabilecek ventilatuvar fonksiyonel bozukluk efor kapasitesini etkiliyor gibi görünmektedir. Periferik havayolu hastalığının yaygınlık ve şiddetini daha hassas olarak tanıyabilen yöntemler, KOAH'ın erken tanısında spirometrik ölçümler ile birlikte kullanılabilir.