1980 sonrasında Türkiye'de muhafazakar kimliğin gelişimi ve siyasal partiler


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Ana Bilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2006

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FERRUH ÖZDER

Danışman: DOĞAN DUMAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

ÖZETFransız htilali sonrasında siyasal düşünceler tarihinde yer edinmeye başlayanmuhafazakarlık, Aydınlanma ve Fransız Devrimi'nin ortaya çıkardığı rasyoneldüşünce biçimi eksenindeki köklü değişim hamlelerine karşıt bir tutum almıştır.Edmund Burke'ün Fransız Devrimi'ne getirdiği eleştiriler, muhafazakar düşüncegeleneği açısından en temel referans noktasını oluşturmuştur. Üzerinde kesin birgörüş birliği sağlanamayan muhafazakarlık kavramı, süreç içerisinde Anglo-Amerikan muhafazakarlığı ve Kıta Avrupası muhafazakarlığı olma üzere iki anakoldan ilerlemiştir.Gelenek, aile, din, otorite, düzen, pratik bilgi gibi kavramlar muhafazakarlığın temelözelliklerini anlama açısından anahtar kelime işlevini görmektedir.Dergah Dergisi etrafında başlangıç evresini yaşayan Türk muhafazakarlığı, önceleriBergson felsefesinin etkisi altında kalmıştır. Türk muhafazakarlığı, cumhuriyetinkılapları ile gelen aşırılığı eleştirirken, rejimle çatışmamış, gelenek, tarih, din gibialanlarda kendi hassasiyetini kültürel muhafazakarlık zemininde savunmuştur. Çokpartili yaşama geçişle birlikte, siyasal muhafazakarlığın etkileri de ortaya çıkmıştır.Sosyo-ekonomik açıdan ilerlerken geleneğin, ahlaki ve manevi değerlerinkorunması gerektiği düşüncesi, Türk muhafazakarlığının en önemliözelliklerindendir. Türkiye'de muhafazakarlığın toplumsal tabanı 1980 sonrasının içpolitik ortamı ve dış etkiler ışığında genişlemiştir.Türkiye'de siyasal muhafazakarlığın gerçek adresi merkez sağ partilerdir ancakmuhafazakarlık merkez sağ partilerde açık ideolojik tutum haline getirilmemiştir.Anavatan Partisi, farklı ideolojik eğilimleri tek potada eritmeye çalışırken, bueğilimleri genellikle muhafazakarlık ortak paydasında birleştirmiştir. Doğrul YolPartisi, Demokrat Parti-Adalet Partisi geleneğinin muhafazakar hassasiyetinikorumuş ancak muhafazakar damar Anavatan Partisi kadar belirgin olmamıştır.Adalet ve Kalkınma Partisi ise, muhafazakarlık kavramını ilk defa sistematik olarakparti kimliği haline getirmeye çalışması sebebiyle muhafazakarlık açısından biradım ileriye gitmiştir fakat ideolojik kimliğini parti dışı çevrelere kabul ettirmeaçısından yapısal sorunlarından tam olarak kurtulamamıştır.